Meme karsinom olgularında retraksiyon artefaktı varlığı ile lenfatik invazyon, lenf nodu metastazı ve diğer prognostik parametreler arasındaki ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESMA ÇINAR

Danışman: İsmail Saygın

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnvaziv meme karsinomları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlarda en sık görülen ve ölüme neden olan malignitedir. Meme kanserinden ölümün nedeni, genellikle metastazdır. Tümörün metastaz potansiyelinin belirlenmesi, tedaviye yön veren en önemli faktördür. Tümörde lenfatik yayılımın değerlendirilmesi, özellikle metastaz riskini tahmin etmede yararlıdır. Retraksiyon artefaktı fenomeninin lenfatik yayılımın erken aşamasında görülebileceğinden prognostik değeri olabilir ve metastaz ihtimali ön görülebilir. Çalışmamızda 2010-2015 yılları arasında KTÜ Patoloji Anabilim Dalı' nda modifiye radikal mastektomi materyallerinden invaziv duktal karsinom tanısı almış toplam 191 olguda retraksiyon artfaktı ile lenfovasküler invazyon ve nodal metastaz başta olmak üzere diğer klinikopatolojik parametreler ile arasındaki ilişkiyi araştırdık. Tüm olgular retrospektif olarak taranarak yaş, cinsiyet, yerleşim, tümör çapı, multisentrisite, histolojik greyd, nükleer greyd, in situ karsinom varlığı, lenfovasküler invazyon , hormon reseptör durumu, uzak metastaz, patolojik tümör evresi ve lenf nodu metastazı açısından değerlendirdik. Ayrıca tüm olgulardan hazırlanan tümör bloklarında retraksiyon artefaktı varlığını 4 puan üzerinden sınıflandırdık. +2 ve üzerini anlamlı kabul ettik. Çalışmamızda retraksiyon artefaktı varlığı ile histolojik greyd, in situ karsinom varlığı, tümör evresi, lenfovasküler invazyon ve lenf nodu metastazı arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Çalışmamız, meme kanseri lenfanjiyogenez mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasında ipucu niteliği taşıyabilir. Ancak bulgularımız immünhistokimyasal ve moleküler çalışmalar ile desteklenmelidir.