Batı Karadeniz Kıyılarında Yaşayan Bazı Yumuşakça (Mollusca) Türlerinin Tanımlanması
TÜBİTAK Projesi, 2209-A - Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı, 2026 - 2027
- Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
- Destek Programı: 2209-A - Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı
- Başlama Tarihi: Haziran 2026
- Bitiş Tarihi: Haziran 2027
Proje Özeti
Biyoçeşitlilik, belirli bir bölgede, ekosistemde
veya tüm dünyada bulunan canlı türlerinin ekolojik süreçlerinin veya genetik
varyasyonlarının toplam çeşitliliğidir. Biyoçeşitlilik canlılarda tür içi,
türler arası ve ekosistem düzeyindeki farklılığını kapsar. Ekosistemlerin
dayanıklılığını arttırarak çevresel değişimlere uyum sağlama kapasitesini de
güçlendirir. Bu güçlendirme etkisi sayesinde canlıların yaşam döngülerinin
sürdürülebilirliğini destekler. Türkiye farklı ekolojik koşulları, kimyasal
özellikleri ve üç tarafını çevreleyen denizleri ile biyoçeşitlilik açısından
zengin bir ülkedir. Farklı iklim şartlarına sahip olması, jeolojik ve
jeomorfolojik yapıları sayesinde binlerce endemik türe ev sahipliği yapan özel
bir coğrafyadır.
Karadeniz, Türkiye’nin yarı kapalı havzasına sahip
olan katmanlı deniz yapısı gösteren, düşük tuzluluk ve oksijen parametrelerinin
hâkim olduğu bölgedir. Karadeniz kıyıları boyunca uzanan limanlar ve balıkçılık
merkezleri, biyolojik çeşitlilik açısından büyük öneme sahiptir. Batı Karadeniz
kıyıları ise nehir girdileri ve kumul sistemleri ile dikkat çeken bir bölge
olmanın yanı sıra yumuşakçalar için önemli bir habitat bölgesidir. Karadeniz’in
bu özgün çevresel koşulları mevcut türlerin varlığını, çeşitliliğini ve
dağılımını şekillendiren temel etmenlerin başında gelmektedir.
Yumuşakçalar (Mollusca), omurgasız hayvanlar
aleminin en büyük ve en çeşitli şubelerinden biridir. Günümüzde yumuşakçalar
denizel, tatlı su ve karasal ortamlarda
yaşamlarını sürdürmektedirler. Vücutları genellikle manto adı verilen örtü ve
kireçli bir kabuk ile örtülü yumuşak bir iç gövdeye sahip canlılardır.
Yumuşakçalar ekosistemde besin zincirinin önemli bir halkasını oluşturmanın
yanı sıra balıkçılık ve ekolojik denge açısından büyük öneme sahiptir.
Yumuşakça şubesindeki canlılar biyoteknolojik alanlarda enzimler veya
antimikrobiyal maddelerin üretimlerinde kullanılmakta ve aynı zamanda
farmasötik ve biyomedikal uygulamalarda önemli hammaddeler sunmaktadır.
Mitokondriyal
COI (sitokrom c oksidaz alt birim I) gen bölgesi, tür içi ve türler arasında
tanımlamada kullanılan, yüksek mutasyon oranına sahip bir moleküler
belirteçtir. Moleküler tanımlama ve Filogenetik analizlerde evrensel bir
belirteç olarak daha önce yapılan çalışmalar ile desteklenmiştir. Krapal vd.
(2014), Qarkaxhija ve Pasantes (2017), Sağlam,Başusta ve Doğan (2021)
yaptıkları farklı türler üzerindeki çalışmalarda COI gen bölgesinin tür
tanımlama ve genetik mesafelerin ortaya konulması açısından önemine değinmiş ve
bu bölgenin çalışma amacına uygunluğunu destekleyici bulgular sunmuştur. COI
gen bölgesi hayvan türlerinin ayırt edilmesi, akrabalık ilişkilerinin çözülmesi
ve biyoçeşitliliğin genetik düzeyde değerlendirilmesi çalışmalarında yaygın
olarak kullanılan bir gen bölgesi haline gelmiştir.
Proje
kapsamında, örneklenen denizel kabuklu bireylerinden fenol-kloroform yöntemi
yoluyla DNA eldesi gerçekleştirilecek ve Folmer vd. (tarih) tarafından
tasarlanan evrensel primerler kullanılarak DNA barkod bölgesi olarak bilinen
COI geninin 5’ ucuna yakın dizileri PCR yoluyla arttırılacaktır. Dizin analizi
yapılan Bu diziler, NCBI GenBank ve BOLD sistemleri ile karşılaştırılarak tür
tanımlamaları yapılacak; genetik varyasyonlar ve türler arası filogenetik
ilişkiler aydınlatılacaktır. Bu çalışmanın hedefleri arasında; Batı Karadeniz
yumuşakça türlerinin genetik çeşitlilik düzeylerinin ortaya konulması, elde
edilen genetik barkod verilerinin GenBank ve BOLD gibi uluslararası veri
tabanlarına yüklenerek Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğinin küresel ölçekte
görünürlüğünün artırılması yer almaktadır. Proje sonuçları, bölgedeki
taksonomik, ekolojik ve koruma biyolojisi araştırmaları için güvenilir bir
referans oluşturacak ve Batı Karadeniz’in hassas ekosistemlerinin korunmasına
yönelik bilimsel stratejilerin geliştirilmesine doğrudan katkı sağlayacaktır.
Bu projenin temel amacı, Batı Karadeniz kıyılarında dağılıma sahip olan kabuklu türlerinin, sistematik çalışmalarda DNA barkod bölgesi olarak dünyada yaygın şekilde tercih edilen mitokondriyal COI (sitokrom c oksidaz alt birim I) gen bölgesi kullanılarak moleküler düzeyde tanımlanmasıdır