Lupus Benzeri Klinik Bulgu ile Başvuran Bir Cıva Zehirlenmesi Olgusu


Baba Ö. , Kısaoğlu H. , Kalyoncu M.

5. Çocuk Nefrolojisi e-Olgu Panayırı, Ankara, Turkey, 5 - 06 December 2020, pp.36

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.36

Abstract

Giriş: Romatolojik hastalıklarda halsizlik, kilo kaybı, eklem ağrısı, hipertansiyon ve proteinüri sık izlenen bulgulardır. Cıva ise başta böbrek olmak üzere birçok organı etkileyebilen oldukça toksik bir ağır metaldir. Cıva zehirlenmesi romatolojik hastalık benzeri bulgulara yol açabilmekte ya da var olan romatolojik hastalığın alevlenmesine yol açabilmektedir. Burada lupus ön tanısı ile yola çıktığımız izleminde cıva zehirlenmesi olduğunu belirlediğimiz bir olgumuzu sunduk. Olgu: On beş yaşında kız hasta kilo kaybı, yaygın vücut/eklem ağrısı, hipertansiyon ve proteinüri nedeni ile olası romatolojik hastalıklar açısından değerlendirilmek üzere yönlendirildi. Son bir ayda beş kg kaybı olan hastanın, nefrotik düzeyde proteinürisi (42 mg/m2/sa) ve üçlü anti-hipertansif tedavi gerektiren hipertansiyonu vardı. Tetkiklerinde ANA pozitifliği (1/100 titre) ve kompleman düşüklüğü (C3: 0,64 g/L) olan hastanın, dış merkezde gönderilen anti-dsDNA antikoru pozitif idi (440 IU/mL). Kardeşinde de yaygın vücut ağrısı yakınması olduğu öğrenilen hasta, ağır metal maruziyeti açısından sorgulandığında, son bir aydır yatağında cıva ile oynadığı öğrenildi. Böbrek fonksiyon testleri normal olan hastanın böbrek biyopsisi membranöz glomerülonefrit ve akut tübüler nekroz ile uyumlu idi. İdrar cıva düzeyinin 525 µg/L olması üzerine hastaya şelasyon tedavisi başlandı. Halen şelasyon tedavisinin altıncı haftasında olan hastanın idrar cıva düzeyi 100 µg/L ve protein atılımı 21 mg/m2/sa’a kadar geriledi. Tartışma: Vakamız, cıva zehirlenmesinin lupus benzeri klinik tablo ile karşımıza çıkabileceğini göstermesi açısından önemlidir. Böbrek biyopsisi tanı ve tedavide yol gösterici olmuştur. Ayrıca, ağır metal maruziyetini sorgulamanın ne kadar önemli olduğunu da göstermektedir.