Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih, Türkiye
Tez Danışmanı: Mehmet Çog
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Desteklendiği Program: Bu tezi destekleyen bir program bulunmamaktadır
Özet:
Türkiye’deki
senkretizmin oluşmasında göçlerin etkileri incelendikten sonra Alamut ve
Bağdat’ın alınması gibi siyasi gelişmeler belirtilmiştir. Akabinde Moğol akınlarının
seyri için bir dönüm noktası teşkil eden Aynicâlût
Savaşı ele alınmıştır. Zira bu çalışma, yaşanan göçler kadar zikredilen siyasi
gelişmelerin de Türkiye sûfîliğini etkilediği iddiasını taşımaktadır. Bu iddiadan
hareketle öncelikle Alamut’un alınmasından sonra Batinîler ile tasavvufî
zümreler arasındaki etkileşimler tespit edilmiş ve bu etkileşimlerin Türkiye
sûfîliğine hangi yollarla intikal ettiği belirtilmiştir. Sünnî dünyayı temsil
eden Bağdat’ın alınması ve akabinde yaşanan Aynicâlût Savaşı ile birlikte ise yeni
bir toplumsal düzenin kurulduğu ileri sürülmüştür. Yeni toplumsal düzende kent
kültürü ve yerleşik Sünnî düşünce varlığını korumakla birlikte bu kültür ve
düşünceyi tamamen yadsıyan şeyh ve derviş gruplarının güçlenip alternatif bir dindarlık biçiminin temsilcileri olarak
yükselişe nasıl geçtiği sorgulanmıştır. Çalışmada son olarak Türkiye’de
faaliyet gösteren şeyh ve dervişlerin akınların yol açtığı anarşi ortamında
insanları nasıl teskin ettikleri ve İslâm dünyasını sarsan bir “fitne” olarak
görülen Moğollar ile neden yakın ilişkiler kurdukları izah edilmiştir. Bu
dönemde yaşanan değişim ve dönüşümleri hızlandıran ilişkiler ağı incelenirken tasavvufî
zümreler, Moğol yanlısı yahut karşıtı şeklinde tasnif edilmediği gibi bunun neden
mümkün olamayacağının örnekleri de verilmiştir. Sadece bu hususta değil, çalışma
boyunca örnekler seçilirken veya bir yargıda bulunurken çağdaş kaynaklarla
birlikte sûfî biyografileri, şeyh ve dervişlere ait şiirler, divanlar ve
mektuplar da incelenmiştir. Bu eserler, ilişkilerin genel muhtevasını ortaya
koymakla kalmamış, şeyh ve dervişlerin Moğol tasavvurunu da betimlemiştir. Aynı
eserler ışığında şeyh ve dervişlerin zaviyesinden akınların niçin başladığını
ve Moğollar’ın yıkılmasına neden olan sebepleri görmek de mümkün olmuştur.
Anahtar
Kelimeler: Moğollar, Türkiye, Siyaset,
Tasavvuf, Şeyhler ve Dervişler.