Büyük Tufan Mitleri ve Atra-hasis


Creative Commons License

CANER F.

KAREN: KARADENİZ ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ DERGİSİ, cilt.3, ss.17-26, 2017 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 3 Konu: 3
  • Basım Tarihi: 2017
  • Dergi Adı: KAREN: KARADENİZ ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ DERGİSİ
  • Sayfa Sayıları: ss.17-26

Özet

25Büyük Tufan Mitleri ve Atra-HasisBÜYÜK TUFAN MİTLERİ ve ATRA-HASİSÖzet: Bu çalışma, öne çıkan büyük tufan mitleri vebu mit-lerin bilinen ilk örneği olan Atra-hasis miti hakkındadır. Bilinen en eski mit olan tufan miti insanlık tarihinin önem arz eden birkaç arketipinden birini içerir: Tanrının gazabı arketipi. Tanrının gazabı olan büyük tufan, çeşitli kültür-lere ait mitolojik anlatılarda tanrı ya da tanrılar tarafın-dan insanlığa verilen yekûn bir ceza şekli olarak yer alır. Tufan anlatılarında genellikle yozlaşan, yani ahlâkî ba-kımdan çöküşe geçen ya da tanrılara karşı suç işleyen in-san türü, tanrı ya da tanrılar tarafından topluca yok edil-mek istenir. Ancak insanlar arasından seçilmiş birkaç ki-şinin sağ kalmasına izin verilir ve bu sayede insanlık ha-yatta kalan o kişilerin üremesi yoluyla-yeniden çoğalır. Bilinen ilk büyük tufan anlatısı, bir Babil miti olan Atra-hasismitidir. Atra-hasis, sınıflar arası çıkar çatışmasının sonucunun belli ve üst sınıfın lehine olduğu fikrinin teza-hür ettiği, bilinen ilk edebi ürünüdür. Çoğu büyük tufan anlatısının ürettiği söylem merkeziyetçi, mutlak ve tek bir otoriteye, dolayısıyla da en güçlü olana tâbi olunması ge-rektiği yönündedir. Bu bakımdan pek çok tufan anlatısı bu dünyada gücünü tanrıdan alanlardan ya da bu söylemi üretenlerden-yana olmak gerektiği düşüncesini yayar ve bu sayede ruhban sınıfının ortaya çıkmasını ya da varlığını sürdürmesini de meşrulaştırmış olur. Buna karşılık Çin kültürüne ait büyük tufan anlatısı bilimi ve sorunlara göz-lemle, akılla, mühendislikle çözüm üretilmesini yücelt-mesi, İslâm kültürüne ait büyük tufan anlatısı da sınıfsal bir söylem içermeyişi bakımından diğer tufan anlatıların-dan farklılık gösterir. Aynı olay örgüsü çerçevesindeki bu fark, söz konusu mitlerin içinde yaşadığı toplumlar ve on-ların değer sistemleri arasındaki farklılığın iz düşümü ola-rak değerlendirilebilir.

The Flood comprises and signposts one of the most significant archetypes of human history: Divine ret-ribution. It has been explored so far in a myriad of myths as the supernatural punishment of people. In the Flood narratives, people who have grown corrupted or commit-ted an offense against gods, are destroyed by the deities. However, a few people are made to survive so that human-kind would find a way to breed again. The first known great Flood narrative is the myth of Atra-hasis, a biblical story. Atra-hasis is the first literary piece emphasising the belief that the class struggle ends up almost always in the favour and reinforcement of the upper-class. However, the discourse generated by the Flood narratives, unlike Atra-hasis, mostly stress the centrality of an all-encompassing and self-oriented absolute authority. In this respect, many of the flood narratives spread the idea that it is necessary to side with the gods or that which receive their power from gods, thereby legalizing the emergenceof the clergy or continuation of its presence. However, the Flood narra-tives produced in the Chinese and Islamic cultures are dif-ferent than those of the others: the former foregrounds science (knowledge and truth) and the latter does not pro-duce a class-conscious discourse.