Ekstrakorporeal Membran Oksijenasyon (ECMO) sistemi ve kullanım alanları


ÇİLİNGİR D. , AYDIN A.

Uluslarası Katılımlı Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği 13.Kongresi, Antalya, Türkiye, 30 Ekim - 02 Kasım 2014, ss.388

  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.388

Özet

Son yıllarda gelişen teknolojiye bağlı olarak kardiyopulmoner yetersizliği bulunan hastaların tedavisinde ve gereken
desteğin sağlanmasında konvansiyonel tedavi yöntemlerinin etkisiz kaldığı durumlarda, mekanik yardımcı kalp
cihazlarının kullanımında artış olduğu gözlenmektedir. Mekanik yardımcı kalp cihazlarından biri olan ekstrakorporeal
membran oksijenasyon (ECMO), solunum sistemine ya da dolaşım sistemine beden dışı geçici yapay bir destek
sağlayarak hastanın kalp ve akciğerini günlerce ve haftalarca destekleyerek hastanın iyileşmesine yardımcı
olmaktadır. İlk başarılı uzun süreli ECMO, 1972 yılında travma sonrası solunum yetersizliği olan erişkin bir hastada
yetersizliğe destek olarak kullanılmıştır. Özellikle mekanik ventilasyonun oksijenizasyon ve karbondioksit
eliminasyonunda yetersiz kaldığı ağır ARDS’li hastaların akciğerini barotravma ve atelektotravmaya karşı korumak
ve iyileşebilmesi için akciğeri dinlendirmek için alternatif tedavi seçeneği olarak dikkatleri üstüne çekmektedir.
Günümüzde pek çok merkezde membran oksijenatör, ısıtıcı ve pompa başlığından oluşan standart ECMO
sistemleri kullanılmaktadır. Kanülün uygulandığı damara göre venoarteriyel (VA) ECMO ve venovenoz (VV) ECMO
olmak üzere iki tip ECMO kullanılmaktadır. ECMO akım hızı genellikle 80-150 cc/kg/dk civarında tutulmaktadır. Doku
perfüzyonunu artırmak, ventriküler ejeksiyonu desteklemek için küçük dozlarda verilmesi uygundur.
ECMO’nun mortalitesinin yaklaşık % 50 oranında olduğu göz önünde bulundurularak, hastalığın şiddeti, hastanın
yaş grubu ve organ yetersizliğinin durumu dikkatlice değerlendirilmelidir. Hipoksi, ısrar eden asidoz tablosu,
barotravma varlığı, kalp yetmezliği, ağırlık >2 kg olması, yedi günü geçmeyen solunum desteğinin varlığı, tıbbi
tedaviye yanıtsızlık, koagülasyon bozukluğunun ve beyin kanamasının olmaması durumunda kullanılabilmektedir.
Kanama, tromboemboli ve cihazla ilişkili infeksiyon ECMO’nun en genel komplikasyonları arasında yer almaktadır.
ECMO kardiyopulmoner arrestte resüsitasyon, miyokarditli hastalarda tedavi ve transplantasyona zaman
kazandırma gibi özel amaçlarla da kullanılabilmektedir.