Güneyin Yeniden Şekillenmesi: Rusya İmparatorluğu’nun Kafkasya ve Türkistan Entegrasyon Metotları (18-19. Yüzyıllar)
SELCUK UNIVERSITESI TURKIYAT ARASTIRMALARI DERGISI-SELCUK UNIVERSITY JOURNAL OF STUDIES IN TURCOLOGY, cilt.68, ss.201-227, 2026 (ESCI, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 68
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.21563/sutad.1626860
- Dergi Adı: SELCUK UNIVERSITESI TURKIYAT ARASTIRMALARI DERGISI-SELCUK UNIVERSITY JOURNAL OF STUDIES IN TURCOLOGY
- Derginin Tarandığı İndeksler: Academic Search Ultimate (EBSCO), Emerging Sources Citation Index (ESCI), MLA - Modern Language Association Database, TR DİZİN (ULAKBİM), MLA International Bibliography
- Sayfa Sayıları: ss.201-227
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Karadeniz Teknik Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Rusya’nın Moskova Knezliği’nden çok uluslu bir imparatorluğa geçiş sürecinde Kafkasya ve Türkistan gibi geniş coğrafyaları kısa sürede ele geçirmesi, bu bölgelerin merkezî otoriteye eklemlenmesi meselesini temel bir sorun olarak ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma, 18. ve 19. yüzyıllarda Rusya’nın söz konusu coğrafyalarda yürüttüğü demografik, kültürel ve siyasi bütünleşme stratejilerini yayımlanmış arşiv belgeleri ve ikincil literatür üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Merkezin ve bölgede görev yapan İmparatorluk yetkililerinin yöntem ve yaklaşım konusundaki çelişen ve zaman zaman değişen görüşlerine rağmen politikaların nihaî hedefi bölgelerin tam entegrasyonu olarak belirlenmiştir. Araştırma bulguları; Rusya’nın eğitim ve dinî politikalar yoluyla yürüttüğü entegrasyon çabalarının köklü yerel kimlikler karşısında beklenen başarıyı sağlayamadığını; buna karşın askerî tahkimatlar, sivil idarî teşkilatlanma ve yerel elitlerin sisteme dâhil edilmesi gibi idarî-askerî politikalarda başarılı olunduğunu göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, kültürel-dinî düzlemdeki kısmi başarısızlığa rağmen kurumsallaşan idarî yapı ve güvenlik birimleri yoluyla Kafkasya ve Türkistan’ın İmparatorluk sınırları içerisinde tutulabildiğini ortaya koymaktadır.