Sâsânî Ateşkedelerinin İslam Hâkimiyeti Altında Dönüşümü: Yıkım, Mescide Çevirme ve Kutsal Mekân Hafızasının Sürdürülmesi
İslam Tetkikleri Dergisi, cilt.2, sa.16, ss.469-488, 2026 (Scopus, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 2 Sayı: 16
- Basım Tarihi: 2026
- Dergi Adı: İslam Tetkikleri Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Scopus, TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.469-488
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Karadeniz Teknik Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Tarihsel kökenleri Akamenid/Persler dönemine uzanan ateşkedeler, Sâsânîler döneminde
(224-651) dinî fonksiyonlarının ötesine geçerek devlet ideolojisinin, toplumsal düzenin ve siyasi
hâkimiyetin başlıca temsil alanlarından biri hâline gelmiştir. Nitekim Sâsânî yönetiminin dinî
otoriteyi devlet mekanizmasıyla bütünleştiren siyaseti, ateşkedelerin de siyasi, sosyal ve ekonomik
açılardan güçlenmesine doğrudan katkı sağlamıştır. Bu çerçevede Sâsânîler döneminde
sayısız ateşkede inşa edilmiştir. Ancak İslam ordularının Sâsânî topraklarını fethetmesiyle birlikte
bazı ateşkedeler tahrip edilirken, bazıları da mescide çevrilmiştir. Bu makale, Müslüman
ordularının Sâsânî şehinşahı III. Yazdegerd’in (632-651) tahta çıktığı yıldan itibaren İran üzerine
yaptıkları seferler sonucunda bazı ateşkedelerin nasıl mescide dönüştürüldüğü meselesi üzerine
odaklanmaktadır. Çalışma ayrıca bu dönüşüm olgusunun Emevî (661-750) ve Abbâsî (750-1258)
dönemlerinde de nasıl devam ettiğini ortaya koymaktadır. Bu dönüşüm, Müslüman-Zerdüştî ilişkilerinde
önemli bir kırılma noktası oluşturmuş ve bilhassa Pehlevî apokaliptik literatürde dinî
ve kozmolojik bir felaket olarak tasvir edilmiştir. Çalışma, Pehlevi kaynaklar ile erken İslam tarih
yazımı arasındaki anlatı farklılıklarına dikkat çekmekte ve dönüşüm sürecini şekillendiren otorite
ilişkileri ile mekânsal dinamiklerine vurgu yapmaktadır. Bu çerçevede, ateşkedelerin mescidlere
dönüştürülmesinin merkezî ve sistematik bir devlet politikası olarak uygulanmadığını; aksine
bu sürecin, çoğu durumda yerel Müslüman yöneticiler ile askerî komutanların siyasi, askerî ve
pragmatik tercihlerine bağlı olarak şekillendiğini ileri sürmektedir.