Feokromositomaya Benzeyen Adrenal Onkositoma: Olgu Sunumu


Civan N. , Nuhoglu I. , Ucuncu O. , KOÇAK M. , ÇOBANOĞLU Ü. , ERSÖZ H. Ö. , ...Daha Fazla

34. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi, Antalya, Türkiye, 11 - 15 Nisan 2012, ss.121

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.121

Özet

GİRİŞ

Onkositoma; bol mitokondri içeren geniş sitoplazmalı, eozinofilik granüllere sahip onkositlerin oluşturduğu neoplazmdır. Adrenal onkositom çok nadir olup, genellikle benign ve nonfonksiyoneldir. Biz radyolojik ve biyokimyasal olarak feokromositomaya benzeyen adrenal onkositoma olgusunu sunduk.

OLGU

60 yaşında erkek hasta, 2 yıldır hipertansiyonu olup Nifedipin ve Karvedilol kullanıyor. Dış merkezde çekilen batın ultrasonografide insidental olarak sol surrenal bez lojunda 35x30 mm ve ardından cekilen ust abdomen bilgisayarlı tomografide 37x29 mm iyi sınırlı solid kitle saptanmış. İleri tetkik icin kliniğimize gelen hastada yapılan araştırmada klinik ve laboratuar bulguları ile Cushing sendromu ve primer hiperaldosteronizm dışlandı. 24 saatlik idrarda

katekolamin ve metabolitlerinden sadece normetanefrin: 519 μg/24h ve 798 μg/24h (normal aralık; 88-444) olarak yuksek saptandı. Ust abdomen magnetik rezonans goruntuleme (MRG)’de sol surrenal bezde 30x30 mm T1 ve T2A goruntulerde izointens, dış faz sekansında belirgin sinyal kaybı izlenmeyen adenom dışı kitle lezyonu izlendi. Holterde hipertansiyon atağı saptanmadı. Ayırıcı tanı acısından; MRG’de sinyal kaybı izlenmeyen adenom dışı kitle ve normetanefrin duzeylerinin yuksekliği sebebiyle ilk planda feokromositoma duşunuldu. Alfa bloker (doksazosin) ile preoperatif hazırlık yapıldı. Operasyon sırasında hipertansiyon ya da hipotansiyon atağı gozlenmedi. Patolojik kitlenin makroskopik goruntusu 31 gram ağırlığında 5 cm boyutlu solid kitleydi. Mikroskopik inceleme de geniş eozinofilik sitoplazmalı onkositik hucreler goruldu. Ayrıca yağ doku ve hemotopoetik hucrelerden oluşan myelolipom odaklarıda mevcuttu. Tanı; miyelolipomatoz metaplazi gosteren adrenal onkositom olarak kabul edildi. Postoperatif katekolamin ve metabolitleri ve 6. ayda cekilen ust abdomen MRG normal saptandı.

TARTIŞMA

Adrenal insitentaloma sıklığı %3-5 olup bunların cok azını onkositoma oluşturur. Bildirilen adrenal onkositoma vakalarının buyuk coğunluğu benign ve nonsekretuardır. Kadınlarda ve sol adrenalde gorulme oranı daha fazladır. Adrenal onkositomlar MRG’de genellikle izointenstir ve sinyal kaybı gostermezler. Ayırıcı tanısı ozellikle feokromositoma ve adrenal kanserler ile yapılmalıdır. Bizim olgumuzda BT ve MRG’de duzgun sınırlı, lokal invazyon ve

uzak metastaz bulgusunun olmaması ve kitle boyutunun <6 cm olması sebebiyle adrenal karsinom duşunulmedi. Şupheli durumlarda hasta operasyona feokromositoma gibi hazırlanmalıdır. Adrenal onkositomanın kesin tanısı cerrahi olarak cıkarılan kitlenin patolojik olarak incelemesi ile konur.