Bir İnsan Hakkı Olarak Çevre Hakkı ve İyi Yönetişim İlkeleri İlişkisi


Firidin E.

4. INTERNATIONAL PALANDOKEN SCIENTIFIC STUDIES CONGRESS, Erzurum, Turkey, 28 - 29 April 2022, pp.1-2

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Erzurum
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1-2

Abstract

THE RELATIONSHIP OF THE ENVIRONMENTAL RIGHTS AS A HUMAN RIGHT AND GOOD GOVERNANCE PRINCIPLES

Summary

The environment is the place where people live together with other people and other living and non-living creature. In other words, the environment can be defined as the place where plants, animals and people live their lives. Employment, economic development and increasing   welfare are among the priority goals of many countries. However, sometimes the steps taken in line with these goals can damage the constituent elements the environment. In the next stage, these problems may cause global climate change as well as other negative externalities.Living in a healthy environment is a right recognized by our constitution. In the Aarhus Convention, three basic conditions have been put forward in order to ensure and support the environmental right: 1)the right of access to information, 2)the participation of the public in the processes of environmental decision-making, and 3)the right to apply to judicial and administrative units in environmental matters. Therefore, the environmental rights gives certain duties and rights to the actors that make up the society.

            Both protecting he environment and performing the activities that may affect the environment more or less negatively; with the least possible damage, can be achieved by together the actors with different knowledge, opinions and priorities together within the framework of certain principles. Through good governance principles, communication among the state which has the power to set and execute policy, the private sector, and citizens or NGOs with respect to environmental right, can be provided within certain principles. Regarding an activity to be carried out, the existence of an effective and productive process in which the expectations of the people, their demands and knowledge about the region, the experience and skills of the state, the economic and technological opportunities of the companies can be used simultaneously and together can result in an environmentally friendly way. The study will focus on the effectiveness of good governance principles within the Aarhus Convention in order to avoid practices that may harm the environmental right or to minimize these harms.

Keywords: Environment Rights, Good Governance, Aarhus Convention.

Çevre, insanın diğer insanlarla ve diğer canlı ve cansız varlıklarla bir arada yaşadığı ortamdır. Bir diğer ifade ile çevre, bitkilerin, hayvanların ve insanların yaşamlarını sürdürmüş oldukları mekân olarak da tarif edilebilir.  İstihdam, ekonomik kalkınma ve refahı yükseltmek birçok ülkenin öncelikli hedefleri arasındadır. Fakat bazen bu hedefler doğrultusunda atılan adımlar çevreyi oluşturan unsurlara zarar verebilmektedir. Bir sonraki aşamada bu sorunlar küresel iklim değişikliğine sebep olmakla birlikte, diğer olumsuz dışsallıklara da neden olabilmektedir. Sağlıklı bir çevrede yaşamak ise anayasamız tarafından tanınan bir haktır. Aarhus Sözleşmesi’nde, çevre hakkının sağlanabilmesi ve desteklenebilmesi için bilgilere erişim hakkı, çevresel kararların alınması süreçlerine halkın katılımı ve çevresel hususlarda yargı ve idari birimlere başvuru hakkı olarak üç temel şart ileri sürülmüştür. Dolayısıyla çevre hakkı toplumu oluşturan aktörlere birtakım ödevler ve haklar vermektedir.

Hem çevrenin korunması hem de çevreyi az ya da çok derecede olumsuz etkileyebilecek faaliyetlerin olabilecek en az zarar ile ifası, toplumdaki farklı bilgi, görüş ve önceliğe sahip aktörlerin belirli ilkeler çerçevesinde bir araya gelmeleri ile sağlanabilir.  İyi yönetişim ilkeleri vasıtasıyla, elinde politika belirleme ve yürütme gücü bulunan devletin, özel sektörün ve vatandaşların ya da STK’ların çevre hakkı konusunda iletişimi belirli ilkeler dâhilinde sağlanabilir. Yapılacak bir faaliyetle ilgili olarak halkın beklentileri, talepleri ve yöreyle ilgili bilgileri, devletin deneyim ve becerisi ve firmaların ekonomik ve teknolojik imkânlarının aynı zamanda ve birlikte kullanılabileceği etkin ve verimli bir sürecin varlığı çevreyle dost şekilde sonuçlanabilir. Çalışmada, çevre hakkına zarar verebilecek uygulamalardan kaçınılması ya da bu zararların en aza indirilebilmesi için Aarhus Sözleşmesi dahilinde iyi yönetişim ilkelerinin etkinliği üzerinde durulacaktır.

Anahtar Kelimeler: Çevre Hakkı, İyi Yönetişim, Aarhus Sözleşmesi.