Kendine ÖzgA Distinctive Detective Novel: The Deconstruction of Classic Detective Fiction in Haberci Çocuk Cinayetleriü Bir Polisiye Denemesi: Haberci Çocuk Cinayetleri’nde Klasik Polisiye Kurgunun Yapıbozumu


Creative Commons License

Özgürbüz M. E.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, vol.61, no.1, pp.259-282, 2021 (International Refereed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 61 Issue: 1
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.26650/tuded2021-868864
  • Title of Journal : İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi
  • Page Numbers: pp.259-282

Abstract

This study is a discussion from a postfeminist perspective of the narrative strategies used by Perihan Mağden in the detective novel Haberci Çocuk Cinayetleri. These strategies include allowing the readers to be disturbed and criticizing the sexist nature of the crime genre with its contemporary social structures. At the level of the story, the novel is about a fantasy world where women are exploited as objects of desire, where the man is glorified by his intelligence, and where the child is transformed into a labour force. At a deeper level, by using the form and content elements of classical detective, the ways of creating an identity, the emphasis on rationality, and the realities of language, space, and time are questioned, and the strict prescriptiveness of detective literature, which is defined as formula literature, is deconstructed. Postfeminism reveals the duality structure of the detective genre in that it objects to the reduction of literary techniques to mere repetitive mechanisms and to being presented to the interlocutor in cliché decors. Taking action from here and transforming the schematic fiction of the genre by repeating it, Mağden reveals and deconstructs the hierarchical process, violating the classic genre and expanding the boundaries of the detective. 

Bu çalışmada, Perihan Mağden’in Haberci Çocuk Cinayetleri adlı polisiye romanında okurları rahatsız etmek ve çağdaş sosyal yapılar ile polisiye türünün cinsiyetçi niteliğini eleştirmek için kullandığı anlatı stratejileri postfeminist bakış açısıyla ele alınmaktadır. Hikâye düzeyinde kadınların arzu nesneleri olarak sömürüldüğü, erkeğin zekâsıyla yüceltildiği, çocuğun işgücüne dönüştürüldüğü fantastik bir dünya anlatılmaktadır. Daha derinde ise klasik polisiyenin biçim ve içerik unsurları kullanılarak kimlik yaratma çeşitleri, rasyonalite vurgusu, dil, mekân, zaman gerçeklikleri sorgulanmakta ve formül edebiyatı şeklinde tanımlanan polisiyenin katı kuralcılığı yapıbozuma uğratılmaktadır. Fantastiğe evrilen yersiz ve zamansız kurgusuyla klasik polisiyenin rasyonaliteden beslenen kuralcılığını zayıflatan eser, cinsiyetin sınırlarını genişletme girişimleriyle beraber türün kalıplarını sorgulamaktadır. Postfeminizm; mutlak izlek ve karakter kurgularının vurgulandığı bir yapıda, edebî tekniklerin tekrar eden düzeneklere indirgenip klişe dekorlar halinde muhataba sunulmasına itiraz ederek polisiyenin ikiliklere dayanan yapısını görünür kılar. Buradan aksiyon alan ve türün şematik kurgusunu yineleyerek dönüştüren Mağden, hiyerarşik işleyişi ortaya koyup yapıbozuma uğratarak klasik olanı ihlal eder ve polisiyenin sınırlarını genişletir. Dolayısıyla kaidelere dayanan yapının, tanımlanması mümkün olmayan akışkan bir yazın anlayışıyla yer değiştirmesi; cinsiyet ve cinsel yönelim farklılıklarına alan açar, dışlayan politikaların kucaklayan yaklaşımlara evrilmesini ve bireylerin özgün varoluşlarının vurgulanmasını sağlar. Okuyucuların karşısına tipik bir muamma serüveniyle çıkmayı reddeden yazar, eserini klasik yapıyla diyalog halinde olan ve her ikisi de toplum değiştikçe değişen bir üretim olarak sunar.