XI. Dünya Dili Türkçe Sempozyumu, Samsun, Türkiye, 16 - 18 Ekim 2019, ss.218-227, (Tam Metin Bildiri)
Dil birimlerinin incelenmesinde yapı, anlam ve işlev olmak üzere üç bileşenin bakış açılarını belirlediği
görülmektedir. Ancak bu ölçütlerin çoğu zaman birbiri ile iç içe geçerek kullanıldığı bunun da çoğu
zaman tartışmalara temel oluşturduğu söylenebilir.
Türkçe dil bilgisi çalışmalarında yapı, anlam ve işlevin özellikle sınıflandırmalar yapılırken birbiri ile
karıştırılması ya da iç içe geçmesi, başta ortaya konulan tanımların ihmal edilmesine yol açmaktadır.
Özellikle alt türler belirlenirken tanım ile adlandırma arasında çelişkiler ortaya çıkmaktadır. Yapı bahsi
de bu açıdan özellikle sözdiziminde bugün gelinen noktada belirsizliğe terk edilmiş durumdadır. Yakın
dönem çalışmalarda sözdiziminde tartışmaların başında gelen birleşik cümle sorununa
değinilmemektedir. Sözdizimi ile ilgili çok sayıda kitap yayınlanmıştır. Ancak bunlar içinde dil bilimi
bakış açısı ile yazılanlar olduğu kadar geleneksel dil bilgisi sınırları içinde kalanlar da çoğunluktadır.
Türkçede cümleye dair sınıflandırmaların göreceliği, kavramların çok anlamlılığı ve tanımlarla türler
arasındaki çelişkiden kaynaklanmaktadır. Türkçeden değil belirli kalıp ve kabullerden hareket ediliyor
olması, cümle türleri üzerindeki tartışmaları da çözümsüz bırakmıştır.
Türkçe Sözlük’te “yapı” kelimesi, yaygın anlamları yanında dil bilgisi açısından “Bütünün bir araya
getirilişinde uyulan dizge, strüktür.” şeklinde tanımlanmakta; “dil yapısı” ve “cümle yapısı” olarak
örneklendirilmektedir. Bu çalışmada “yeniden” Türkçede cümle sınıflandırmalarına ilişkin yaygın
kabuller değerlendirilecektir. Bu cümleden olmak üzere “yapı” kavramı, kurucu unsurların bir araya
gelişini belirleyen ilişkilere göre açıklanacak, buna bağlı olarak genel ve özel başlıklar önerilecektir. Bu
bağlamda “düz” ve “karma kuruluşlu” olarak ayrılan cümle türlerine ilişkin öneriler örneklenecektir.
In the study of language units, there are three components determining the viewpoints: structure,
meaning, and function. It can be said, however, that these criteria are often used intertwiningly, which
usually sets ground for argument. The confusion or intermingling of structure, meaning, and function in
the Turkish linguistic studies, especially in the process of classification, leads to the neglect of the
definitions given at the outset. Paradoxes between definition and naming show up especially when
subcategories are being determined. The discussion around structure has also been abandoned to
obscurity, especially where we stand now in syntax. The recent studies deal with the problem of
compound sentence that has been a primary matter of debate in syntax. Many books about syntax have
been published, and though there are some examples of linguistically new propositions among them, the
majority remains within the limits of traditional linguistics. Some authors have been noticed changing
their views in the later editions without any justification .
The relativity of sentence classifications in Turkish results from polysemy of concepts and contradiction
between definitions and types. The discussions regarding sentence types have brought no solutions
because they were based on certain patterns and accepted forms.
The word “structure,” besides its common meanings, is defined in the Turkish Dictionary as “the system
observed in the assembly of the whole,” and exemplified as “language structure” and “sentence structure”. In this study, the widely accepted forms of sentence classification in Turkish will be
evaluated “once again.” The concept of “structure” will be explained according to the connections
determining the joining of the constituent elements. In this context, suggestions regarding “plain” and
“compound structured” sentence types will be illustrated with examples.