Eczacılık Öğrencilerinin Apiterapiye Yönelik Bilgi, Tutum ve Düşüncelerinin Değerlendirilmesi


Köroğlu N., Gökkaya İ., Altınbaş M. K., Renda G.

26. BİTKİSEL İLAÇ HAMMADDELERİ TOPLANTISI, İstanbul, Türkiye, 9 - 12 Eylül 2026, ss.171, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.171
  • Karadeniz Teknik Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye’de, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları (GETAT) ile ilgili 27.10.2014 tarih ve 29158 sayılı yönetmelik yayımlanmıştır. İlgili yönetmelikte apiterapi GETAT uygulamaları arasına dahil edilmiş ve “arı ve arı ürünlerinin bazı hastalıkların tedavisinde destekleyici olarak kullanılması” olarak tanımlanmıştır. Apiterapi ve arı ürünlerine bağlı gelişebilecek toksik etkilerin önlenmesi, bu ürünlerin akılcı tıbbi kullanımının sağlanması ve toplumsal farkındalığın artırılması sağlık profesyonellerine önemli sorumluluklar yüklemektedir. Literatür incelendiğinde, apiterapi konusunda öğrencilerin bilgi, düşünce ve tutumlarının değerlendirildiği sınırlı sayıda çalışmaya rastlanmıştır. Bu çalışma sağlık çalışanı olarak mezun olacak Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin apiterapi uygulamasına yönelik bilgi, düşünce ve tutumlarının değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Tanımlayıcı nitelikte bu anket çalışması Karadeniz Teknik Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde öğrenim gören öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. OpenEpi Version 3.01 kullanılarak yapılan güç analizinde, minimum örneklem büyüklüğü %5 hata düzeyi, %95 güven aralığı ve %80 güç ile 204 olarak hesaplanmıştır. Çalışmada 272 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmacılar tarafından geliştirilen ve sosyodemografik özellikler, apiterapi bilgi düzeyi ve apiterapiye yönelik düşünce-tutumlar olmak üzere üç bölümden oluşan veri toplama formu kullanılmıştır. Veriler SPSS 23.0 kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin %67,3’ü apiterapinin tanımını doğru olarak işaretlemiştir. Katılımcıların %67,6’sı apiterapinin GETAT uygulamalarının bir parçası olduğunu işaretlerken %65,1’si yanlış bir önerme olarak sunulan apiterapinin alternatif bir tedavi şekli olduğunu belirtmiştir. Katılımcıların %43,8’i apiterapinin yalnızca eğitim/sertifika sahibi hekimler tarafından uygulanabileceğini söylerken, %52,9’u (n=144) konu hakkında bilgi sahibi olmadığını bildirmiştir. Apiterapide kullanılan ürünler arasında bal (%99,3) ve arı sütü (%94,1) en yüksek bilinirliğe sahipken, apilarnil (%4,0) ve apis totale (%2,6) en düşük bilinirliğe sahip ürünlerdi. Öğrencilerin apiterapiye ilişkin başlıca bilgi kaynaklarının sosyal medya ve televizyon (%44,5) olduğu, lisans derslerinin ise daha düşük oranda (%29,8) katkı sağladığı bulunmuştur. Öğrencilerin %78,7’si eczacıların arı ürünleri konusunda danışmanlık vermesi gerektiğini düşünürken, %70,6’sı eczacılık eğitiminde apiterapi içeriklerinin artırılmasını desteklemiştir. Sonuçta, eczacılık öğrencilerinin apiterapiye ilişkin temel farkındalığa sahip olmakla birlikte yasal düzenlemeler, uygulama yetkisi, klinik güvenlik ve özel hasta gruplarında kullanım konularında bilgi eksiklikleri bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Eczacıların arı ürünlerinin akılcı ve güvenli kullanımındaki rolü dikkate alındığında eczacılık müfredatının apiterapiye yönelik kanıta dayalı içeriklerle güçlendirilmesi önem taşımaktadır.