Discussing the Global Security and Terrorism Dilemma within the Framework Constructivism in the 21st Century


Creative Commons License

Güntay V.

Güvenlik Bilimleri Dergisi, vol.9, no.2, pp.479-500, 2020 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 9 Issue: 2
  • Publication Date: 2020
  • Doi Number: 10.28956/gbd.830057
  • Title of Journal : Güvenlik Bilimleri Dergisi
  • Page Numbers: pp.479-500

Abstract

The multidimensionality of the globalization process affects the management and security approaches of countries deeply. As a consequence of the globalization, problems, as well as solutions, are brought up to the world agenda and interests of people have become globalized. The nature of the questions also increases the political and systemic effects of elements such as terrorism. The global world that entered the 21st century with the September 11 terrorist attacks carried the power struggle to a different dimension. The security perception of nations has begun to be measured through the social reaction. Societies and nations that do not know each other in remote geographies face similar threats. In the analysis of this process, constructivism, which is the analysis level of the international relations, comes to the fore. States that have been established through specific processes in the construction of social reality such as globalization and terrorism have witnessed an attention-gathering transformation in the 21st century. In this context, it is necessary to proceed from the basic argument the state and all the elements that constitute it are subject to the process of social construction. The globalization and terrorism dilemma were discussed from the perspective of constructionism in the study. The impact of actors and identities, norms and institutions on international politics has been evaluated at the centre of globalization and terrorism concepts.

Küreselleşme sürecinin çok boyutlu olması ülkelerin yönetim ve güvenlik yaklaşımlarını derinden etkilemektedir. Küreselleşme ile birlikte sorunlar kadar çözümler de dünya ölçeğine taşınmış ve çıkarlar da küreselleşmiştir. Sorunların doğası, terörizm gibi unsurların politik ve sistemsel etkilerini de artırmaktadır. 21. yüzyıla 11 Eylül terörist saldırıları ile giren küresel dünya, güç mücadelesini farklı bir boyuta taşımıştır. Devletlerin güvenlik algısı toplumsal tepkiler ile ölçülmeye başlanmıştır. Uzak coğrafyalarda birbirini tanımayan toplumlar ve devletler benzer tehditlerle karşı karşıyadır. Bu sürecin değerlendirilmesinde, uluslararası ilişkilerin analiz seviyesi olan inşacılık ön plana çıkmaktadır. Küreselleşme ve terörizm gibi toplumsal gerçekliğin mimarisinde belirli süreçlerle ortaya çıkan devletler 21. yüzyılda ilginç bir dönüşüme tanıklık etmektedir. Bu bağlamda, devletin ve onu oluşturan tüm unsurların toplumsal inşa sürecine tabi olduğu temel argümanından hareket etmek gerekmektedir. Çalışmada küreselleşme ve terörizm ikilemi inşacılık perspektifinden tartışılmıştır. Küreselleşme ve terörizm kavramlarının merkezinde aktörlerin ve kimliklerin, normların ve kurumların uluslararası politika üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir.