Rize İlinde 2016-2017 Yılları Arasında Meme Kanseri Tarama Sonuçlarının Değerlendirilmesi


Usta O. , Ardıç C., İnecikli S.

17th International Eastern Mediterranean Family Medicine Congress , Adana, Turkey, 10 - 13 May 2018, pp.137-138

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Adana
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.137-138

Abstract

Giriş ve Amaç

Kanserde taramanın amacı morbiditeyi, mortaliteyi ve maliyeti düşürmektir. Meme, serviks ve kolorektal kanser için tarama yapılması önerilmektedir (1)

Meme kanseri dünyada kadınlarda en sık görülen ve en sık ölüme sebep olan kanserdir (2). Meme kanserinin tarama programları ile erken tanısı, mortalitenin azalmasına imkan sağlamıştır (3,4). Avrupa birliği ülkeleri ve Türkiye’de, 40 yaşından itibaren iki yılda bir kez mamografi ile tarama önerilmektedir (5,6). Mamografiyle tarama çalışmalarının analizinde, iyi organize edilmiş tarama programlarının meme kanserinden ölümü %21-31 oranında azalttığı bilinmektedir (7). Ancak, meme kanseri mortalitesinin %30 düşürülmesi için hedef nüfusun %70’inden fazlasının taranması gerekmektedir (8).

Bu çalışmanın amacı, Rize ilinde 2016-2017 yılları arasında Kanser Erken Tarama ve Eğitim Merkezi’nde (KETEM) yapılan meme kanseri tarama sonuçlarını değerlendirmektir.

Gereç ve Yöntem

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre nüfusu 2017 yılında 331041 olan Rize ilinde 40-69 yaş arası nüfus 59018 kişidir. Rize ilinde 2016-2017 yıllarında 41 Aile Sağlığı Merkezi’nden 40-69 yaş arası toplam 7276 kadın KETEM’de mamografi ile taranmıştır (%12,9). Meme görüntülemesi için KETEM’e bağlı radyoloji bölümünde bulunan mamografi ve gezici kanser tarama aracı kullanılmıştır, görüntülemeler radyoloji bölümü tarafından değerlendirilmiştir.

Bulgular

Rize ili KETEM’de 2016 yılında 3685 kadın mamografi ile taranmış, 45 tanesinde mamografide şüpheli lezyon(BI-RADS 4 ve üzeri) saptanmış ve 7 tanesinde meme kanseri tespit edilmiştir(%0,18). 2017 yılında ise 3591 kadın mamografi ile taranmış, 105 tanesinde mamografide şüpheli lezyon saptanmış ve 7 tanesine meme kanseri teşhisi konulmuştur (%0,19). Şüpheli lezyon saptanan tüm hastalara ultrasonografi eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılmıştır. Patolojik tanı sonrası hastalar tedavi için genel cerrahi kliniğine yönlendirilmiştir.

Sonuç

Rize ilinde hedef kitlenin  %  12,9’unun meme kanseri açısından tarandığı, bu hastaların %2,06’sında mamografinin pozitif sonuç verdiği, pozitif sonuç verenlerin de %9,3’ünün meme kanseri olduğu tespit edilmiştir. Meme kanserinin kadınlardaki en sık kanser türü olması nedeni ile tarama programları ciddi önem taşımaktadır. Fakat KETEM verileri değerlendirildiğinde hedef populasyonun büyük bir kısmında tarama yapılmadığı görülmektedir. Tarama programlarıyla meme kanserinin prevalansı ve mortalitesi belirgin ölçüde düşürülebilir. Tarama programlarının etkinliğini en yüksek düzeye çıkarmak için hedef kitlenin birinci basamakta düzenli olarak izlemi sağlanmalı, standartları belirlenmiş tarama metotları hakkında hastaya aile hekimi tarafından bilgi verilmelidir. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesiyle tarama oranı arttırılabilir ve meme kanseri görülme sıklığı azaltılabilir.