İlk Nesil Aort kapağı ile Transkateter Aort Kapak Replasmanı Sonrası 10 Yıllık Sağkalımın Belirleyicileri: Tek Merkezin Erken Deneyim Bulguları


Creative Commons License

Hoşoğlu A., KUTLU M., GEDIKLI O., PAYDAŞ S.

Medical records-international medical journal (Online), sa.1, ss.1-10, 2026 (TRDizin)

Özet

Amaç: Bu çalışma, Türkiye’deki öncü bir merkezin erken dönem deneyiminden yola çıkarak, ilk nesil CoreValve sistemi ile Transkateter Aort Kapak Replasmanı (TAVR) uygulanan hastalarda 10 yıllık sağkalımın öngördürücülerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Nisan 2012 ile Mart 2013 arasında TAVR uygulanan yüksek riskli hastalar retrospektif olarak analiz edildi. On yıllık takip süresi boyunca sağ kalan ve kaybedilen hastaların başlangıçtaki klinik özellikleri ve ekokardiyografik parametreleri karşılaştırıldı. Sağkalım analizi Kaplan-Meier eğrileri ile yapıldı, Cox regresyon modelleriyle bağımsız öngördürücüler belirlendi. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen hastaların ortalama yaşı 77 ± 7.9 yıl olup, ortanca sağkalım süresi 76.3 ± 57.6 aydı. Sağ kalan hastalarda, sol ventrikül (LV) diyastol sonu çapı, LV kitle indeksi ve LV diyastol-sistol çap farkı anlamlı şekilde daha düşüktü. STS skoru, pulmoner arter basıncı (PAB), LV hipertrofi paterni, LV çap farkı ve LV kitle indeksi uzun dönem sağkalımın bağımsız öngördürücüleri olarak saptandı. Sonuç: STS skoru, pulmoner arter basıncı ve sol ventrikül geometrik yeniden yapılanması, TAVR sonrası 10 yıllık sağkalımı anlamlı şekilde etkilemektedir. Bulgular, hasta değerlendirmesinde yüksek hassasiyetin önemini vurgulamakta ve uzun dönem sonuçların iyileştirilmesi için kişiye özel TAVR stratejilerinin değerine işaret etmektedir.
Aim: This study aimed to identify predictors of 10-year survival in patients undergoing early Transcatheter Aortic Valve Replacement (TAVR) with the first-generation CoreValve system, providing insights from a pioneering single-center experience in Turkey. Material and Methods: We retrospectively analyzed high-risk patients who underwent TAVR between April 2012 and March 2013. Baseline clinical characteristics and echocardiographic parameters were compared between survivors and non-survivors over a 10-year follow-up period. Survival analysis was performed using Kaplan-Meier curves, and Cox regression models were utilized to identify independent predictors of survival. Results: The cohort included patients with a mean age of 77.1 ± 7.7 years. The Kaplan–Meier analysis estimated the median survival time at 62 months (95% CI: 33–127), with a mean survival time of 71.6 months (95% CI: 43.9–99.3). Survivors exhibited significantly lower left ventricular (LV) end-diastolic diameter, LV mass index, and LV diastolic-systolic diameter difference compared to non-survivors. In univariate analysis, STS score, pulmonary artery pressure (PAP), LV hypertrophy pattern, LV diameter difference, and LV mass index emerged as potential predictors of long-term survival. STS score and LV diameter difference were independent predictors. Conclusion: In this study, both STS score and LV diastolic-systolic diameter difference were identified as independent predictors of 10-year survival following TAVR. These findings emphasize the critical role of precise patient evaluation and underscore the potential value of personalized procedural strategies to optimize long-term outcomes in TAVR patients