METİN İNŞASINDA SÖZCÜKSEL BAĞLAŞIKLIK VE METİN KURUCU SÖZCÜKLERİN SÖZLÜĞÜ: “NAR AĞACI” ÖRNEĞİ


Uzun M.

Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi (Online), no.Özel Sayı, pp.266-297, 2023 (Peer-Reviewed Journal) identifier

Abstract

Metin; bir konu etrafında bir araya gelmiş, dil bilgisel ve anlamsal ilişkilerle birbirlerini tamamlayan unsurlardan mürekkep bir yapı, dilsel iletişimin temel birimidir. Okurun metni bildirişimsel bir bütün olarak algılaması metni inşa eden unsurların doğru ilgilerle birbirlerine bağlanmasına, birbirlerini tamamlayan iki metinsellik ölçütüne bağlıdır. Bu ölçütlerden biri metnin bir bütün olarak ortaya konmasında gerekli metin içi dil bilgisel ve anlamsal ilişkiler ağının adı bağlaşıklık, diğeri de anlam ve mantık bütünlüğünü tesis eden soyut yapı, tutarlılıktır. Metinde konunun gelişimi, metnin mesajının okura eksiksiz ulaştırılmasında belirleyici olan bağlaşıklık (küçük yapı); dil bilgisel bağlaşıklık ve sözcüksel bağlaşıklık olmak üzere iki alt başlıkta incelenir. Gönderim, eksilti, değiştirim, bağlaçlar, benzerlik/koşutluk, zaman uyumu ve görünüş dil bilgisel bağlaşıklığı; tekrarlar ve aynı çağrışım alanından kelimelerin kullanılması da sözcüksel bağlaşıklığı oluşturur. Sözcüksel bağlaşıklık; metinde bütünlüğü ve sürekliliği sağlayan, cümle, paragraf dizileri arasındaki anlam bağını kuran, bir ilgi ile bir araya gelmiş sözcük kümesi; metni saran, anlamca birbirleriyle ilişkili kelime ağının adıdır. Sözcüksel bağlaşıklık unsurlarının tespiti ve neticesinde ortaya çıkan kelime kadrosu, yazarın söyleminin belirlenmesinde okuyucuya ışık tutar. Bu çalışmada sözcüksel bağlaşıklık unsurlarının metnin mesajının inşasındaki rolünü, yazarın söyleminin belirlenmesindeki etkisini Nazan Bekiroğlu’nun Nar Ağacı romanından hareketle ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda eserin tamamını kapsayan, metnin mesajının oluşmasında belirleyici sözcüksel bağlaşıklık unsurları ile metin kurucu sözcüklerin sözlüğüne ulaşılmış, kelimelerin metinde kazandığı yeni anlamlar tespit edilerek kullandığı kelimelerden hareketle yazarın bilgi ve tecrübeleri, dünyayı ve geleceği nasıl yorumladığı bilgisi, yaşantı ve zihin dünyasına dair değerlendirmelerin yapılabileceği öngörülmüştür.