Amaç: Bu çalışmanın amacı, odak grup görüşmelerinin lisans düzeyinde tıp eğitimi program değerlendirmesinde nitel bir araç olarak rolünü incelemek ve geleneksel değerlendirme yöntemlerinin ötesine geçen, karmaşık ve incelikli paydaş deneyimlerini yakalama kapasitelerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntemler: 2021–2024 yılları arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirilen program değerlendirme faaliyetlerine ait belgeler incelenmiştir. Çalışma kapsamında, program değerlendirme kurulu raporları ile farklı sınıf düzeylerinden (I–VI) tıp öğrencileri ve öğretim üyeleri ile yapılan odak grup görüşmelerinin dökümleri, bağlamsal nitel analiz çerçevesi kullanılarak geriye dönük olarak analiz edilmiştir. Tematik analiz yöntemiyle odak grup görüşmelerinde öne çıkan temalar belirlenmiş ve bu temalar, resmi değerlendirme raporlarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Üç akademik yıl boyunca toplam 18 odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiş ve 112 katılımcı (84 öğrenci, 28 öğretim üyesi) çalışmaya dahil edilmiştir. Odak grup görüşmelerinden dört ana tema ortaya çıkmıştır: (1) teorik ve klinik eğitim arasındaki uyumsuzluk, (2) eğiticiler arasında rol belirsizliği, (3) altyapı ve kaynak yetersizlikleri ve (4) öğretim üyelerinin aşırı iş yükü. Öğrenciler yapılandırılmış uyum programları ve öğretim üyesi- öğrenci etkileşiminin artırılması gerekliliğini vurgulamıştır. Öğretim üyeleri ise rol tanımlarının net olmamasından kaynaklanan zorluklar, düşük motivasyon ve müfredat standartlarının yetersizliği gibi sorunlara dikkat çekmiştir. Standart değerlendirme raporlarına kıyasla odak grup verileri, motivasyonel engeller, öğrenme ortamındaki eksiklikler ve kurumsal zorluklara ilişkin daha derinlemesine bilgiler sunmuştur. Sonuçlar: Elde edilen bulgular, odak grup görüşmelerinin, geleneksel program değerlendirme yöntemlerini tamamlayıcı bir unsur olarak önemli katkılar sağladığını göstermektedir. Bu tür görüşmelerin değerlendirme süreçlerine sistematik olarak entegre edilmesi, öğrenci ve eğitici deneyimlerinin daha iyi anlaşılmasını ve bu doğrultuda daha etkili müfredat reformlarının hayata geçirilmesini mümkün kılabilir. Gelecekte yapılacak araştırmaların, bu yaklaşımın uzun vadede eğitim planlaması, kalite iyileştirme süreçleri ve kurumsal karar alma üzerindeki etkilerini daha ayrıntılı biçimde ortaya koyması beklenmektedir.
Aims: To explore the role of focus group interviews as a qualitative tool in undergraduate medical education program evaluation, highlighting their capacity to capture complex and nuanced stakeholder experiences beyond traditional evaluation methods. Methods: Documents related to program evaluation activities conducted between 2021 and 2024 at XXX University Faculty of Medicine were analyzed. The data sources included program evaluation committee reports and transcripts of focus group interviews conducted with medical students from various year levels (Years I–VI) and faculty members. A retrospective qualitative document analysis was carried out using a contextual qualitative analysis framework. Thematic analysis was employed to identify key themes emerging from the focus groups, which were then compared with the findings from official evaluation reports. Results: Four key themes emerged from the focus group discussions: (1) misalignment between theoretical and clinical training, (2) role ambiguity among educators, (3) infrastructure and resource deficiencies, and (4) excessive faculty workload. Students emphasized the need for structured orientation programs and improved faculty-student interaction. Faculty members noted difficulties related to unclear role expectations, low motivation, and lack of curricular standardization. Compared to standard evaluation reports, focus group data provided richer insights into motivational barriers, environmental limitations, and institutional challenges. Conclusions: The findings demonstrate that focus group interviews significantly enhance traditional program evaluation methods by offering a deeper understanding of the educational experience. Systematic integration of such interviews into evaluation processes may lead to a more comprehensive understanding of student and faculty perspectives and support more effective curriculum reforms. Future research should explore the long-term impact of this approach on educational planning, quality improvement, and institutional decision-making.