FARKLI KÖMÜR HAVZALARINA AİT KÖMÜRLERİN MİKROYAPISAL VE ELEMENTEL HETEROJENLİĞİNİN KARŞILAŞTIRMALI FE-SEM/EDS ANALİZİ
Türkiye 24. Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi, Zonguldak, Türkiye, 23 - 25 Eylül 2026, cilt.1, sa.1, ss.290-304, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Cilt numarası: 1
- Basıldığı Şehir: Zonguldak
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.290-304
- Karadeniz Teknik Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışmada; Kozlu, Üzülmez ve Zara havzalarından alınan kömür numunelerinin mikroyapısal özellikleri incelenmiştir. Karakterizasyon çalışmalarında alan emisyonlu taramalı elektron mikroskobu (FE-SEM) ve enerji dağılımlı X-ışını spektroskopisi (EDS) teknikleri karşılaştırmalı olarak kullanılmıştır. Farklı mikro alanlardan elde edilen veriler, organik kömür matrisi ile inorganik gang minerallerinin dağılımında bölgesel değişkenlikler olduğunu göstermektedir. Kozlu kömüründe mikro ölçekte geniş bir elementel değişkenlik gözlenmiştir. Bazı mikro bölgelerde belirlenen %21,1 oranındaki kalsiyum (Ca) varlığı, yerel karbonat mineralizasyonuna işaret etmektedir. Üzülmez kömürü ise yüksek karbon (%67,0) ve tespit edilebilir limitlerin altındaki kükürt (%0,0 S) oranlarıyla öne çıkmaktadır. Bu numune, inorganik mineral yükü nispeten düşük bir karakter sergilemektedir. Zara kömürü, yüksek kükürt (%7,4 S) ve demir (%4,1 Fe) içerikleriyle diğer örneklere kıyasla daha karmaşık bir yapı sunmaktadır. Bu alanda demir sülfür fazlarının ve alüminosilikat (kil) gruplarının yoğunlaştığı görülmektedir. Ayrıca element haritalarında C ve S sinyallerinin uzaysal olarak çakışma eğilimi, Zara kömüründe fiziksel yöntemlerle uzaklaştırılması güç olabilecek organik sülfür varlığını düşündürmektedir. Elde edilen sonuçlar, kömürlerin mikro ölçekteki heterojenliklerinin zenginleştirme verimi ve yanma davranışı üzerinde etkili olabileceğini göstermektedir. Bu mikro yapılar ayrıca kül ergimesi ve çevresel performans üzerinde de doğrudan belirleyici rol oynayabilir. Bu bakımdan FE-SEM/EDS analizleri, kömürün bütüncül karakterizasyonunda tamamlayıcı bir öneme sahiptir.