Çocuk Yoğun Bakım Ünitesine Yatırılan Akut Entoksikasyon Olgularının Değerlendirilmesi: Bir Üçüncü Basamak Hastane Deneyimi
Çocuk Acil ve Yoğun Bakım Dergisi, cilt.13, sa.2, ss.101-108, 2026 (ESCI, TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 13 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.4274/cayd.galenos.2026.26539
- Dergi Adı: Çocuk Acil ve Yoğun Bakım Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.101-108
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Karadeniz Teknik Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş: Çocukluk çağı entoksikasyonları, acil servis ve çocuk yoğun bakım ünitelerinde sık karşılaşılan, morbidite ve mortalite açısından önemli sonuçlar doğurabilen klinik tablolardır. Bu çalışma, üçüncü basamak bir merkezde çocuk yoğun bakım ünitesine yatırılan akut entoksikasyon olgularının etkenlerini, klinik özelliklerini, uygulanan tedavi yaklaşımlarını ve sonuçlarını değerlendirerek bölgesel entoksikasyon profilini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Yöntemler: Bu geriye dönük çalışma, 2012-2018 yılları arasında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi’ne akut entoksikasyon tanısıyla yatırılan 391 olguyu içermektedir. Demografik özellikler, zehirlenme nedeni ve şekli, maruziyet yolu, başvuru zamanı, klinik ve fizik muayene bulguları, tedavi yaklaşımları, yatış süreleri ve sonuçlar hastane bilgi yönetim sistemi ve arşiv dosyalarından elde edilmiştir. Veriler IBM SPSS v22 programı ile analiz edilmiş, uygun istatistiksel testler kullanılmış ve p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Olguların yaş ortalaması 7,9±6 yıl olup, %52,4’ü beş yaşından küçük, %39,6’sı ergen yaş grubundaydı; %62,4’ü kızdı. Zehirlenmelerin çoğu ev ortamında (%89) ve kazara (%66,4) gelişirken, özkıyım amaçlı entoksikasyonlar belirgin olarak adölesanlarda ve kızlarda daha sık izlendi (p<0,001). Mevsimsel değerlendirmede yaz aylarında başvuruların arttığı saptandı. En sık maruziyet yolu oral alım olup, toksik etkenlerin %70,8’ini ilaçlar oluşturdu; analjezikler ve santral sinir sistemi ilaçları başlıca sorumlu gruplardı. Rodentisit maruziyeti özellikle küçük yaş grubunda dikkat çekiciydi. Olguların önemli bir kısmı başvuruda asemptomatik olup, başvuru sonrası en sık uygulanan tedaviler hidrasyon (%60,6), gastrik lavaj ve aktif kömürdü (%58,8); seçilmiş olgularda antidot, mekanik ventilasyon ve hiperbarik oksijen tedavisi uygulandı. Ortalama yoğun bakım yatış süresi 1,6±1,1 gün, mortalite oranı ise %0,5 olarak bulundu. Sonuç: Bulgular, çocukluk çağında kazara, ergenlerde ise özkıyım amaçlı entoksikasyonların öne çıktığını ve ilaçların temel toksik ajanı oluşturduğunu göstermektedir. Erken başvuru, uygun dekontaminasyon ve yoğun bakım desteği ile mortalitenin düşük tutulabileceği görülmektedir. Bölgesel veriler, aile eğitimi, güvenli ilaç ve toksik madde saklanması, rodentisit kullanımının kontrolü ve ergen ruh sağlığına yönelik koruyucu programların güçlendirilmesi gereğini vurgulamaktadır.
Introduction: Pediatric intoxications are frequently encountered in emergency departments and pediatric intensive care units and may lead to significant morbidity and mortality. This study aims to evaluate the etiological factors, clinical characteristics, treatment approaches, and outcomes of acute intoxication cases admitted to the pediatric intensive care unit of a tertiary care center and to describe the regional intoxication profile. Methods: This retrospective study included 391 children hospitalized with acute intoxication in the Pediatric Intensive Care Unit of Bolu Abant İzzet Baysal University Faculty of Medicine between 2012 and 2018. Demographic variables, type and intent of intoxication, route of exposure, time to presentation, clinical findings, treatments, length of stay, and outcomes were collected from hospital information systems and medical records. Statistical analyses were performed using IBM SPSS v22 with a significance level of p<0.05. Results: The mean age was 7.9±6 years; 52.4% were younger than five years, 39.6% were adolescents, and 62.4% were female. Most intoxications occurred at home (89%) and were accidental (66.4%), while intentional ingestions were significantly more common among adolescents and females (p<0.001). A seasonal increase was noted in summer. Oral ingestion was the predominant exposure route, and medications accounted for 70.8% of toxic agents, especially analgesics and central nervous system drugs. Rodenticide exposure was more frequent in younger children. Many patients were asymptomatic at presentation; hydration (60.6%), gastric lavage, and activated charcoal (58.8%) were the most common treatments. Antidotes, mechanical ventilation, and hyperbaric oxygen therapy were required in selected cases. The mean pediatric intensive care unit stay was 1.6±1.1 days, and the mortality rate was 0.5%. Conclusion: Accidental intoxications predominated in young children, whereas intentional ingestions were more common among adolescents. Medications were the leading toxic agents. Early recognition, appropriate decontamination, and intensive care support contributed to the low mortality. Strengthening family education, ensuring safe storage of toxic substances, regulating rodenticide use, and implementing preventive mental health programs for adolescents may help reduce pediatric intoxications.