Eksternal İnflamatuar Kök Rezorpsiyonu Görülen Mandibular Molar Dişte Mta İle Kök Kanal Tedavisi: Olgu Sunumu


Kandemir Genç Ş., Çelik Uzun N.

1. Ulusal Diş Hekimliği Öğrenci Kongresi, Trabzon, Türkiye, 5 - 06 Aralık 2025, ss.47, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Trabzon
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.47
  • Karadeniz Teknik Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç:
Bu olgu sunumunun amacı, eksternal inflamatuar kök rezorpsiyonu sonucu apikal konstriksiyon bütünlüğü bozulmuş bir mandibular molar dişte, mineral trioksit agregat (MTA) ile gerçekleştirilen yeniden tedavinin klinik ve radyografik sonuçlarını değerlendirmektir.

Olgu:
Kırk altı yaşında, sistemik olarak sağlıklı kadın hasta; daha önce kök kanal tedavisi uygulanmış 37 numaralı dişinde gelişen fistül şikâyeti ile kliniğimize başvurdu. Klinik muayenede ilgili dişin vestibülünde intraoral fistül gözlendi ve perküsyon ile palpasyon testleri negatif bulundu. Radyografik incelemede periapikal lezyonun yanı sıra distal kök uzunluğunda belirgin kısalma izlendi. Bulgular doğrultusunda eksternal inflamatuar kök rezorpsiyonu ile ilişkili kronik apikal apse tanısı konularak yeniden kök kanal tedavisi planlandı.

İlk seansta giriş kavitesi açıldıktan sonra mevcut kök kanal dolgu materyali Ni-Ti döner bir sistem (T-Endo Must, Dentac-T, Türkiye) ile uzaklaştırıldı. Çalışma boyları elektronik apeks bulucu ile belirlenerek kemomekanik preparasyon tamamlandı. Kök kanallarına kalsiyum hidroksit yerleştirildi ve hasta iki hafta sonraya çağrıldı.

İkinci seansta intraoral fistülün tamamen iyileştiği gözlendi. Kalsiyum hidroksit uzaklaştırıldıktan sonra final irrigasyon 5 ml %2.5 NaOCl ve 5 ml %17 EDTA solüsyonları ile gerçekleştirildi. Apikal konstriksiyonun kaybolmuş olması nedeniyle rezorpsiyonun bulunduğu distal kanal MTA (PD Dental, Switzerland) ile mezial kanallar ise güta perka ve rezin esaslı kök kanal patı (Meta Biomed, Kore) kullanılarak dolduruldu. Ardından, kompozit rezin ile diş restore edildi.

Altı ve on iki aylık takiplerde dişin klinik olarak asemptomatik olduğu saptandı. On ikinci ay radyografisinde periapikal lezyonun tamamen iyileştiği gözlendi.

Sonuç:
Bu olgu, apikal konstriksiyonun kaybolduğu eksternal kök rezorpsiyonu vakalarında MTA’nın biyouyumlu yapısı ve üstün sızdırmazlık özelliği sayesinde periapikal iyileşmeyi desteklediğini ve ilgili dişin fonksiyonel olarak korunmasına olanak sağladığını göstermiştir.