Yeni Şehir Hareketi ve 15 Dakikalık Kent Yaklaşımı Kesişiminde Sosyalist Bir Kent: Nowa Huta


Creative Commons License

Kösa B., Karadeniz B.

V. Kentsel Morfoloji Sempozyumu, Trabzon, Türkiye, 12 - 14 Mayıs 2025, ss.809-827, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Trabzon
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.809-827
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Karadeniz Teknik Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Kentler, tarih boyunca birçok düşünce ve ideoloji doğrultusunda şekillenmiş, farklı dönemlerde ortaya çıkan planlama ve tasarım yaklaşımların etkisiyle evrim geçirmiştir. Bu yaklaşımlardan biri olan ütopyacı, normatif ve determinist özellikler taşıyan yeni şehir hareketi, özellikle 20. yüzyıl şehir planlama anlayışında önemli bir yer tutmaktadır. Hareketin ütopyacı yönü, toplulukların etnik köken, gelir düzeyi, yaş grubu ve mimari tarzları gibi farklılıkları eşit bir şekilde bir araya getirme hedefini ortaya koyarken; normatif yönü, kurallar ve ilkelerle belirli bir sosyal düzen oluşturmayı amaçlamaktadır. Determinist yönü ise, mekânsal düzenlemelerin toplum yapısını şekillendirebileceği fikrine dayanmaktadır (Garde, 2020; Veras ve Amorim, 2005). Ebenezer Howard’ın Bahçeşehir hareketi (1898) ve Perry’nin mahalle birimi şemaları (1929), yeni şehir hareketinin temelini oluşturmuş ve topluluk odaklı mekânsal düzenlemelerin şekillenmesinde belirleyici olmuştur (Wakeman, 2016). Son dönemde yeni şehir hareketinin popülaritesinin azaldığı ve önemini yitirdiği gözlemlenmesine karşın akıllı büyüme, sağlıklı şehirler, toplu taşıma odaklı topluluklar ve 15 dakikalık kentler gibi planlama ve kentsel tasarım yaklaşımlarının da yeni şehir hareketinin temeli ile benzerliği dikkat çekicidir. 21. yüzyılın yaklaşımlarından olan 15 dakikalık kentler; yakınlık/erişebilirlik, yoğunluk, çeşitlilik, dijitalleşme, insan ölçeğinde kentsel tasarım, esneklik ve bağlantılılık olmak üzere yedi boyuttan oluşmaktadır (Khavarian-Garmsir ve diğ., 2023). Bu noktada her iki yaklaşım ortaklaşmakta ve erişilebilir, kompakt, insan odaklı yerleşmeler oluşturmayı hedeflemektedir. Yeni şehir hareketi, özellikle II. Dünya Savaşı sonrası yeniden inşa sürecinde pek çok Avrupa kentinde yoğun bir şekilde uygulama alanı bulmuştur. Savaş sonrası totaliter rejimlerin değişmesi ile mimarlık ve planlamada simetri ve klasik formları üreten sosyalist realizm dönemi başlamıştır. Bu bağlamda, 1950’lerin başında Polonya’nın Krakow şehrinde bu dönemin özelliklerin yansıtan Nowa Huta kenti çalışma alanı olarak seçilmiştir. Çalışmanın amacı yeni şehir hareketinin temsiliyeti ve sosyalist bir ideal olan Nuwa Huta kentinin inşa sürecini, ortaya konan kentsel dokuya dair tasarım ilkelerini incelemek ve bu tasarımları 15 dakikalık kent konsepti ile karşılaştırmalı bir biçimde ele almaktır. Özellikle Nuwa Huta’ya dair kent planı analiz edilirken MRG Conzen’in Kent-Plan Çözümlemesi Yaklaşımı kullanılmıştır. Sokak, parsel ve yapı olmak üzere üç farklı ölçekteki bileşen bağlamında Nowa Huta kent planı incelenmiştir. Bu kapsamda çalışma üç aşamada gerçekleştirilmiştir: 1. Yeni şehir hareketinin örnekleri olan ütopyacı kent yaklaşımlarının incelenmesi ve bu örnekler üzerinden yeni şehir hareketi ve 15 dakikalık kent ilkelerinin karşılaştırılması. 2. Nowa Huta örneği özelinde kent-plan çözümlemesi yöntemi kullanılarak kent kurgusunun irdelenmesi. Bunu yaparken sosyalist realizm şehir tasarımı ilkeleriyle planın okunması. 3. Nowa Huta kentinin sahip olduğu sokak düzeni, mekânsal kullanımların (sosyal donatı alanları, yeşil alanlar vb.) ve özel alan ile kamusal alan arasındaki ilişkinin çözümlenmesi ve yeni şehir hareketi ile 15 dakikalık kent konseptinin Nowa Huta özelinde karşılaştırmalı bir bağlamda ele alınması. Düşünce akımlarının nasıl çelikten ve betondan şehirlere dönüştüğünü ideoloji ve morfoloji kesişiminde ele alan bu çalışmada yeni şehir hareketine dair mekânsal çıkarımlar yapılmış ve morfoloji bağlamında mekânın organizasyonu tartışılmıştır. Nowa Huta’nın tasarım ilkeleri ile 15 dakikalık kent prensipleri arasında fiziksel yapı ve mekân organizasyonu bakımından benzerlikler tespit edilmiştir. Günümüzde Nowa Huta eski sosyalist tasarım ilkelerinin izlerini taşımakla birlikte, karma kullanımın arttığı ve çeşitlilik barındıran bir kent dokusuna dönüşmüştür. 15 dakikalık kentlerin yakınlık, çeşitlilik, insan ölçeği ve bağlantılılık gibi ilkeleri büyük ölçüde karşılamasına karşın yoğunluk, dijitalleşme ve esneklik ilkeleri bakımından farklılaştığı görülmüştür. Bu noktada çalışma Nova Huta’nın 15 dakikalık kent konsepti bakımından nasıl dönüşebileceğine yönelik mekânsal düzenlemeler de tanımlamaktadır. Sonuç olarak, 15 dakikalık kent yaklaşımının köklü bir yenilik değil, tarihsel planlama ilkelerinin günümüz bağlamında çağdaş bir yorumu olarak temelde kentsel mekân üretiminde benzer yaklaşımları, öngörüleri ve prensipleri içerdiği görülmektedir. Bu çalışma ile, kentsel mekân üretiminde sürekliliğin ve geçmiş deneyimlerin çağdaş sorunlara çözüm arayışındaki önemi bir kez daha vurgulanmaktadır.