Oküler hipertansiyon, normotansif glokom ve açık açılı glokom hastalarında skleral kalınlık ölçümlerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM BERFU BOZAT
Danışman: Murat Günay
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, farklı glokom alt tiplerinde (Primer açık açılı glokom, psödoeksfolyatif glokom, normotansif glokom, oküler hipertansiyon) ve sağlıklı bireylerde ön sklera kalınlığının ve schlemm kanalının morfolojik özelliklerinin değerlendirilmesi ve bu parametrelerin göz içi basıncı, aksiyel uzunluk ve diğer ön segment biyometrik değerleriyle olan ilişkilerinin ön segment optik koherens tomografi kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2023 – Ağustos 2024 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Glokom Birimi'nde takip edilen PAAG tanılı 69 göz, PEXG tanılı 62 göz, OHT tanılı 28 göz, NTG tanılı 50 göz ve Karadeniz Teknik Üniverstesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran sağlıklı 52 gönüllü bireyin 52 gözü olmak üzere toplam 261 katılımcının 261 gözü çalışmaya dahil edildi. Tüm katılımcılarda ayrıntılı oftalmolojik muayene yapıldı ve tüm katılımcılardan Solix OKT (Optovue Inc, Freemont, CA, USA) cihazında ön segment OKT çekimleri alındı. Ön segment OKT ile elde edilen nazal ve temporal korneoskleral kesitlerde, cihaz kaliperi kullanılarak Schlemm kanalı uzunluğu ölçüldü. Aynı kesitlerde, skleral mahmuz hizasında ve her kadranda skleral mahmuzdan itibaren 1 mm aralıklarla toplam sekiz farklı noktadan (ÖSK-0, 1, 2, 3) ön sklera kalınlıkları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 61,9±11,8 (30–81) yıl olan toplam 261 hastanın 261 gözü dâhil edildi. Katılımcıların %54'ü kadın, %46'sı erkekti. Gruplar arasında yaş, cinsiyet ve göz tarafı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Ortalama aksiyel uzunluk NTG grubunda PAAG, PEXG ve OHT gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p<0,05). Nazal kadranda ölçülen ön sklera kalınlıkları (N-ÖSK-0, N-ÖSK-1, N-ÖSK-2 ve N-ÖSK-3) kontrol grubunda PAAG, PEXG, OHT ve NTG gruplarının tümüne kıyasla anlamlı derecede daha yüksek saptandı (tümü için p<0,001). Benzer şekilde temporal kadranda ölçülen ön sklera kalınlıkları (T-ÖSK-0, T-ÖSK-1, T-ÖSK-2 ve T-ÖSK-3) da kontrol grubunda tüm glokomatöz gruplara göre anlamlı derecede daha yüksek bulundu (tümü için p<0,001). Nazal kadranda tüm ölçüm noktalarında en düşük ön sklera kalınlığı NTG grubunda izlendi. PEXG grubunda nazal ön sklera kalınlığı, PAAG ve NTG gruplarına kıyasla tüm ölçüm noktalarında anlamlı derecede daha yüksek saptandı. OHT grubu ile PAAG ve PEXG grupları arasında nazal ölçümlerde anlamlı fark izlenmedi. Temporal kadranda ön sklera kalınlığı PEXG grubunda, özellikle T-ÖSK-1, T-ÖSK-2 ve T-ÖSK-3 ölçüm noktalarında PAAG, OHT ve NTG gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulundu. Temporal bölgede en düşük ön sklera kalınlığı PAAG ve NTG gruplarında izlendi ve bu iki grup arasında dört ölçüm noktasının hiçbirinde anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla p=0,218; p=0,103; p=0,307; p=0,105). Nazal Schlemm kanal çapı (N-SKÇ) açısından OHT grubunda ölçülen değerler, PAAG, PEXG ve NTG gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulundu (sırasıyla p<0,001; p<0,001; p=0,007). Kontrol grubunda N-SKÇ değerleri PAAG ve PEXG gruplarına göre anlamlı derecede daha yüksek iken, kontrol grubu ile OHT ve NTG grupları arasında anlamlı fark izlenmedi. Temporal Schlemm kanal çapı (T-SKÇ) OHT grubunda PAAG, PEXG ve NTG gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek saptandı (sırasıyla p<0,001; p<0,001; p=0,002). Kontrol grubunda T-SKÇ değerleri PAAG ve PEXG gruplarına göre anlamlı olarak daha yüksek bulunurken, kontrol grubu ile OHT ve NTG grupları arasında anlamlı fark saptanmadı. NTG ve kontrol gruplarının ayrımına yönelik yapılan ROC analizinde, hem nazal hem de temporal ön sklera kalınlığı ölçümlerinin anlamlı ayırt edici performans gösterdiği belirlendi (tümü için p<0,001). Nazal ölçümlerde en yüksek ayırt edici gücün N-ÖSK-3 noktasında olduğu saptandı (AUC=0,931) ve genel olarak nazal ön sklera kalınlığı ölçümlerinin temporal ölçümlere kıyasla daha yüksek tanısal doğruluğa sahip olduğu gösterildi. Sonuç: Bu çalışma, glokom alt tiplerinde ön sklera kalınlığı ve schlemm kanalı morfolojisindeki farklılıkları ortaya koymuştur. Bulgular, glokom olgularında ön skleranın inceldiğini göstermektedir. Glokomlu gözler alt tipler açısından değerlendirildiğinde PEXG hastalarında bu incelmenin daha az olduğu görülmüştür. Schlemm kanalı açısından değerlendirildiğinde PAAG ve PEXG hastalarında kanal uzunluğunun anlamlı derecede kısa olduğu buna karşın, OHT ve NTG olgularında Schlemm kanalının yapısal bütünlüğünün büyük ölçüde korunduğu görülmüştür. Çalışmanın sonuçları, glokom patogenezinde skleral biyomekaniğin ve aköz dışa akım yollarındaki yapısal değişikliklerin etkileşim içinde olduğunu ve hastalığın ilerleyişinde belirleyici katkı sağladığını ortaya koymaktadır.