HEPATOSELLÜLER KARSİNOMLU HASTALARIN KLİNİK VE EPİDEMİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FEYZİ KANGÜL

Danışman: Arif Mansur Coşar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu retrospektif çalışmada hepatosellüler karsinom (HSK) tanılı hastaların etiyolojisi, klinik özellikleri ve epidemiyolojik özellikleri incelenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Metod: Bu retrospektif çalışmada Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi'ne, 2003 ve 2014 yılları arasında başvuran ve HSK tanısını histopatolojik ya da klinik-radyolojik olarak alan hastaların demografik özellikleri, etiyolojileri, tümörün özellikleri ve uygulanan tedaviler incelendi. Bulgular: Çalışmaya 129 HSK'lı (101 erkek, 28 kadın, ortalama yaş 65.4 ± 13.7) hasta alındı. Erkek/kadın oranı 3.6/1 idi. Etyolojik olarak bakıldığında özellikle viral nedenler ön planda olmak üzere hastaların %48,8'i hepatit B virus enfeksiyonu (n=63), %20,9'u hepatit C virus enfeksiyonu (n=27) ve % 23,2'side etyolojisi bilinmeyen kriptojenik vakalardan (n=30) oluşmaktaydı. Alfa-feto protein düzeyi vakaların %69,9'unda 400 ng/ml'nin altındaydı. Tanı esnasında hastaların 71 (%55.1)'inde siroz zemini mevcutttu. İlk tanı esnasında 57 hastada (%44,2) tek nodül tespit edildi, 68 hasta (%52,7) multinoduler olarak tespit edildi. Hastaların 23'ünde (% 17,8) ekstrahepatik yayılım mevcuttu. Karaciğer hastalığı için düzenli takip altında olan ve AFP-ultrasonografi ile tarama yapılan hastalarda HSK tanısı daha erken evrede konuldu. Genel sağkalım süresi 18,2 ay bulundu. Cerrahi tedavilerin diğer tedavilere kıyasla sağkalım oranlarını olumlu yönde etkilediği gözlemlendi ( p<0,005). Sonuç: Bu çalışmada HSK'lı hastaların yaş ortalaması ileri ve erkek cinsiyet baskın bulunmuştur. Viral sebepler ve özellikle HBV en önemli etiyolojik faktördür. Hastalığın geç evrede teşhisi küratif tedavilerin uygulanmasını engellemektedir. Erken tanı, zemindeki karaciğer hastalığının durumu ve cerrahi tedaviye uygunluk sağkalımı artırmaktadır. Dolayısıyla HSK vakaların önemli bir kısmının ileri evre hastalığa sahip olmaları, bölgemizde etkin tarama ve izleme programları ile birlikte tanı ve tedavi yöntemlerinin de daha etkili bir şekilde kullanılması gerekliliğini ortaya koymaktadır.