Avrupa'da aşırı sağ partiler çerçevesinde uluslararası göçün güvenlikleştirilmesi: Fransa ve Macaristan örnekleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEYMA UZUN

Danışman: Bülent Şener

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte uluslararası sistemde yaşanan değişim ve dönüşüm güvenlik kavramını dar ve sınırlı olan kalıbından çıkartmıştır. Aynı zamanda eleştirel güvenlik yaklaşımlarıyla birlikte Kopenhag Okulu ve "Güvenlikleştirme Teorisi"nin de katkısı ile genişletmiştir. Daha önceki dönemlerde devletlerin öncelikli ilgi alanlarına girmeyen "alçak politika" (low politics) alanındaki konuların "yüksek politika" (high politics) alanındaki konular kadar önemli olmasını sağlayacak bir dönüşümün yolunu açmıştır. Uluslararası göç olgusu da bu dönüşümün örneklerinden birisini teşkil etmesi açısından önem taşımaktadır. Başlangıçta pek çok Avrupa ülkesi tarafından iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla teşvik edilen uluslararası göç, zaman geçtikçe güvenliğe karşı potansiyel bir tehdit olarak görülmeye başlanmıştır. Bu sebepten ötürü de Avrupa ülkeleri tarafından engellenmeye çalışılmıştır. Bir nevi devletlerin siyasal alanı dışında olan göç olgusu siyasal alanın içerisine dahil edilerek önce siyasallaştırılmış, ardından güvenlikleştirilmiştir. Bu şekilde günümüz uluslararası sisteminin güvenliğine tehdit oluşturan hayati bir uluslararası güvenlik sorunu haline getirilmiştir/gelmiştir. Özellikle 11 Eylül 2001 terör saldırıları sonrasında Avrupa'daki aşırı sağ partiler tarafından güvenlikleştirilmeye başlanan uluslararası göç olgusu, "tehdit altındayız" mesajı ile Avrupa ülkelerindeki güvensizliğin temel nedeni olarak alımlayıcı kitlelere sunulmuştur. Bu durum mülteci krizi sonrasında Avrupa ülkelerine gerçekleştirilen göç dalgasıyla birlikte zirve noktasına ulaşmıştır. 11 Eylül sonrası göç ve göçmen karşıtlığı üzerinden seçmen desteği açısından yükselişe geçen aşırı sağ partiler, göçmenlerin Avrupa toplumunun homojen yapısını bozduğu, işsizliği ve suç oranlarını artırdığı şeklindeki yaygın olan söylemler vasıtasıyla uluslararası göçü ulusal ve toplumsal güvenlik bağlamında güvenlikleştirmektedirler. Bu şekilde söz konusu sorunlardan rahatsızlık duyan kitleleri kendi bünyelerine katmayı başarmaktadırlar. Bu çalışmada, Avrupa'daki aşırı sağ partiler çerçevesinde uluslararası göçün güvenlikleştirilmesi Fransa ve Macaristan örnekleri üzerinden ele alınmıştır.