Makula deliklerinde retina yapısının cerrahi başarı üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET MEHMET SOMUNCU
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Mehmet Kola
Eş Danışman: Hidayet Erdöl
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Maküler delik gelişen hastaların cerrahi öncesindeki delik yapısının, boyutlarının, cerrahi sırasında kullanılan tekniklerin, cerrahi sonrası anatomik ve fonksiyonel başarıya etkilerinin değerlendirilmesi ve retina katmanlarındaki değişimin optik koherens tomografi (OKT) ile belirlenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışma 1 Ocak 2013 ile 1 Ağustos 2019 tarihleri arasında maküler delik tanısıyla cerrahi uygulanmış ve postoperatif dönemde en az 6 ay süreyle takip edilmiş olan 45 hastanın 48 gözü dahil edilerek yapıldı. Hastaların preoperatif ve postoperatif 1. ay, 3. ay, ve 6. ay ayrıntılı oftalmolojik muayeneleri yapıldı ve En İyi Düzeltilmiş Görme Keskinlikleri (EDGK) alındı. Delik yapısının ve retina katmanlarının OKT görüntüleri değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya 23 (%51,1) kadın, 22 (%48,9) erkek olmak üzere 45 hasta dahil edildi. Hastaların yaşları 28-81 yıl arasında değişmekte olup yaş ortalaması 68,4 ± 8,7 yıldı. Olguların ortalama şikayet süreleri 6,8 ± 5,3 (2-24) aydı ve etiyolojisine göre değerlendirildiğinde olguların 44 tanesinde (%91,7) idiyopatik maküla deliği, 2 tanesinde (%4,2) travmatik maküla deliği, 2 tanesinde (%4,2) dekolman sonrası maküla deliği mevcuttu. Cerrahi sonrası olguların 38'inde (%79,2) anatomik başarı sağlanırken; 36'sında (%75,0) fonksiyonel başarı sağlandı. Şikayet süresi arttıkça fonksiyonel (p<0,001) ve anatomik başarının (p<0,001) azaldığı görüldü. Anatomik ve fonksiyonel başarı açısından operasyon sırasında kullanılan teknikler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Preopratif görme keskinliği ile postoperatif 3. ay (p<0,001) ve 6. aydaki (p<0,001) görme keskinliği kıyas edildiğinde görme keskinlikleri arasında istatistiksel anlamlı fark izlendi. Cerrahiden sonra, görme keskinliğinde, 6. aya kadar anlamlı artış olduğu görüldü (p<0,001). Delik kenar parametreleri ile operasyon öncesi görme keskinliği arasındaki ilişkiye bakıldığında; minimum delik çapı ile postoperatif 1. ay (r=0,459; p<0,001), 3. ay (r=0,423; p=0,003) ve 6. aydaki (r=0,389; p=0,006) görme keskinlikleri arasında negatif korelasyon saptandı. Bazal delik çapı ile postoperatif 1. ay (r=0,499; p<0,001), 3. ay (r=0,506; p<0,001) ve 6. aydaki (r=0,521; p<0,001) görme keskinlikleri arasında negatif korelasyon saptandı. Maküler delik indeks (MHI) ile postoperatif 1. ay (r=-0,546; p<0,001), 3. ay (r=-0,517; p<0,001) ve 6. aydaki (r=-0,527; p<0,001) görme keskinlikleri arasında pozitif korelasyon saptandı. Traksiyonel delik indeks ile postoperatif 1. ay (r=-0,437; p=0,002), 3. ay (r=-0,389; p=0,006) ve 6. aydaki (r=-0,337; p=0,019) görme keskinlikleri arasında pozitif korelasyon saptandı. Delik yüksekliği, diamater delik indeks (DHI) ve delik form faktör (HFF) ile görme keskinlikleri arasında korelasyon saptanmadı. Ayrıca delik üstünde operekulum olması, epiretinal membran (ERM) olması ve delik kenarlarında kistoid değişiklik olması ile görme keskinlikleri arasında istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı. Dış limitan membran (DLM) ve Elipsoid zon (EZ) bütünlüğünün 3. ay ve 6. aydaki postoperatif görme keskinliğine etkisi değerlendirildiğinde; DLM ve/veya EZ bütünlüğü sağlanan olguların görme keskinliğinin yüksek olduğu görüldü (p<0,001). Sonuç: Maküler deliklerin cerrahi olarak kapatılması anatomik ve fonksiyonel olarak iyileşme sağlamaktadır. Preoperatif OKT ile ölçülen kenar parametrelerinden minimum delik çapı, bazal delik çapı, MHI ve THI'nın fonksiyonel başarı üzerine önemli etkileri olduğu belirlendi.