Tek taraflı yüksekte kalça çıkığı olan erişkin hastalarda her iki kalçanın çok kesitli bilgisayarlı tomografi ile karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AHMET ATİLLA ABDİOĞLU
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): SERVET KERİMOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Gelişimsel kalça displazisi olan erişkin hastalarda, cerrahi hazırlık aşamasında hastalık hakkında ayrıntılı bilgi edinilerek, daha etkin cerrahi tedavi uygulanmasına yardımcı olmak amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Araştırmaya sadece bir kalça ekleminde yüksekte kalça çıkığı olan (Hartofilakidis Sınıflaması Tip 3) ve diğer kalça ekleminde GKD olmayan 10 hasta dahil edildi. Hastaların hem çıkık hem de sağlam taraflarında femur ve asetabuluma ait birçok uzunluk, açı ve hacim ölçümü yapıldı. Çıkık tarafta femur başı üst noktası ile trokanter minör arası mesafe kısa, trokanter minör ile interkondüler notch arası mesafe ise uzun bulundu. Dolayısı ile trokanter minöre göre uzunluk ayarlaması yapılan total kalça artroplastisi ameliyatlarında bu durumun göz önüne alınması önem arz etmektedir. Çalışmamızda femoral anteversiyon ölçümü, sağlam taraf kalça ekleminde ortalama 33,61, çıkık taraf kalça ekleminde ortalama 26,38 derece olarak bulundu. Trokanter minörün çıkıntısının femura göre rotasyonuna bakıldığında çıkık tarafta belirgin bir şekilde retrovert olduğu belirlendi. Trokanter minörün 20 mm aşağısından itibaren distale doğru gidildikçe çıkık tarafta femoral kanal çapının sağlam tarafa göre daha geniş olduğu tespit dildi. Trokanter minör seviyesinde hem çıkık hem de sağlam tarafta mediolateral çap anteroposterior çaptan fazla, trokanter minörün distalinde ölçüm yapılan tüm seviyelerde ise bu durum tersine dönerek hem çıkık hem de sağlam tarafta anteroposterior çap mediolateral çaptan daha fazla olarak belirlendi. Femur en dar intramedüller kanal çapına bakıldığında çıkık taraf sağlam tarafa göre daha genişti. Ayrıca trokanter minörün 20 mm distal seviyesindeki ortalama korteks kalınlığı, çıkık tarafta anlamlı bir şekilde ince olarak bulundu. Çıkık taraftaki asetabulumun ön arka çapını, ön dudak ve arka dudak kalınlığını, derinliğini, hacmini sağlam tarafa göre daha az bulduk. Sağlam taraf ile çıkık taraf karşılaştırılmasında en büyük orandaki anatomik yetersizlik posterior dudak kalınlığında tespit edildi. Asetabulum hacimlerinin karşılaştırılmasında sağlam taraf asetabulum hacmi, çıkık tarafın 2.3 katı olarak bulundu. Asetabulumun gerek hacim olarak gerekse kemik yapılar olarak farklılıkları TKA esnasında asetabular komponentin uygun bir şekilde uygulanmasının güçlüğünü ortaya koymaktadır. Yüksekte çıkık nedeniyle var olan yapısal anatomik değişikliklere ek olarak vücut postüründen yürüyüş fizyolojisine kadar birçok fonksiyonun bozulması, hastaların çıkık taraftaki ekstremitelerine diğer taraftan daha az yük vermesine ve böylece o taraftaki kemiksel gelişimlerin yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Bu durum TKA ameliyatı esnasında göz önünde bulundurulmalı ve oluşabilecek komplikasyonlara karşı tedbirli olunmalıdır. Özellikle TKA planlanan hastalarda daha kolay bir cerrahi teknik uygulayabilmek ve ameliyat sonrasındaki komplikasyon risklerini azaltarak başarıyı arttırabilmek için ameliyat öncesi dönemde cerrahi hazırlık aşamasında çok kesitli bilgisayarlı tomografi çekilmesinin faydalı olabileceğini düşünmekteyiz.