Meme küçültme cerrahisinin kardiyoplumoner sağlık, solunum ve egzersiz kapasiteleri üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMET ÖMÜR ERSİN ALTUN
Danışman: Murat Livaoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Gigantomasti, birçok fiziksel ve psikolojik semptomlara neden olabilen bir sağlık sorunu olarak bilinmektedir. Meme küçültme cerrahisinin hastalara sağladığı faydaları değerlendirmek için çok sayıda çalışma planlanmış olsa da gigantomastinin bireylerin kardiyopulmoner sağlık durumu üzerine etkisi ve cerrahi tedavinin olası kardiyopulmoner faydaları konusunda yeterli bilgi yoktur. Çalışmamızın amacı, meme küçültme cerrahisinin hastaların mevcut şikayetleri üzerine olan etkilerine, yaşam kalitesi ve kardiyopulmoner efor kapasitelerine olan etkisinin kantitatif verilerle değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 27 hasta dahil edilmiştir. Çalışmanın çeşitli aşamalarını tamamlayamayan 8 hasta çalışmadan çıkarılmıştır. Hastalara ameliyat öncesi dönemde, Breast Reduction Assessed Severity (BRASS) ölçeği uygulanmış, meme büyüklüğü ve vücut kitle indeksi (VKİ) ile ilgili ölçümler ile solunum fonksiyon testi (SFT) ve kardiyo pulmoner egzersiz testi (KPET) uygulanarak; aerobik kapasiteleri (VO2 max), iş kapasitesi, genel egzersiz ölçümleri ve solunum fonksiyon değerleri ölçümleri yapılmıştır. Uygun cerrahi işlemi takiben 1. yılda aynı ölçümler ve testler uygulanarak, ameliyat öncesi ve sonrasındaki değişimler değerlendirilmiştir. Bulgular: Cerrahi sonrası, memelerinden çıkarılan dokunun toplam miktarının ortalaması 2701,1±160,4 gram olarak ölçülmüştür. CPET cihazı ile yapılan olguların preoperatif-postoperatif ölçümlerinin bir kısmında anlamlı farklılık gözlenmiştir. Bu ölçümler şu şekilde özetlenebilir: anaerobik faz(VE(V))(p=0,022), maksimal faz(VE(M))(p=<0,001), öngörülen dakikada ventilasyon miktarları (VE(P)) (p=0,001), kullanılan rezerv akciğer kapasitesi (Breath Rezerv), anaerobik (p=0,001) ve maksimal evredeki (p=0,001) respiratuar değişim oranları (VCO2/VO2) (RER(V)- RERmax), öngörülen iş yapma kapasitesi (watt predicted), maksimal(p=0,029) ve peak oksijen alımı (p=0,024) (VO2max -VO2(P)). Ayrıca hastalara yapılan BRASS anketinin alt parametreleri olan fiziksel sorunlar, ağrı, fiziksel görünüm, olumsuz benlik kavramı ve sosyal ilişkilerde olumsuzluk değerlerinde de istatistiksel anlamlı sonuç elde edilmiştir. (p=<0,001) Sonuç ve Tartışma: Operasyon sonrası vital kapasite değişmemesine rağmen dakika ventilasyon miktarlarındaki artış, meme küçültme cerrahisinin etkisinin günlük aktiviteler esnasında kullanılan akciğer kapasitesinden çok efor esnasındaki kullanımında belirgin olduğunu göstermektedir. Ayrıca olgular operasyon sonrası akciğerlerindeki rezerv volümü de daha etkili bir şekilde kullanmaya başlamışlardır. Olguların, postoperatif Maksimal Oksijen Uptake (VO2max) ve Öngörülen Oksijen Uptake (VO2predicted) değerlerindeki anlamlı artışın bir sonucu olarak bireyler daha yüksek iş yüklerine daha uzun süre dayanabilir hale gelmişlerdir. Anaerobik ve maksimal evredeki respiratuar değişim oranları da (RERAT- RERmax) bu durumu destekler niteliktedir ve kişilerin oksijen daha çok kullanımına bağlı olarak artmış durumdadır. Hastalara yapılan BRASS anketinden elde edilen sonuçlar ise meme küçültme cerrahisinin gigantomasti şikayeti olan bireylerin hayatlarına olan pozitif etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, bahsedilen değerlendirme yöntemlerinin hepsi bir arada değerlendirilmiş ve bunlara ilaveten meme küçültme cerrahisinin solunumsal ve metabolik etkilerini en objektif şekliyle değerlendirmek amacıyla Kardiyopulmoner Egzersiz Testi yapılmıştır. Çalışmamız sonucunda, meme küçültme cerrahisinin, hastaların estetik görünümüne olduğu kadar, hayat kalitelerine de etkisinin büyük olduğu düşünülmüştür. Kişilerin ameliyat sonrası dönemde solunumsal ve metabolik fonksiyonlarını daha iyi kullanabilmeleri sayesinde günlük hayatta daha az yorulmaları veya daha etkin olmaları, daha çok sportif faaliyetlere katılabilmeleri ve daha sağlıklı bir hayat sürdürebilmeleri sağlanmaktadır.