Türkiye'nin Afrika'ya yönelik dış politikasında yumuşak güç araçları: Resmi devlet kurumlarının rolü


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, --, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Servet Habip TOPÇU

Danışman: İsmail Köse

Özet:

Soğuk Savaş sonrası dönemde güvenlik temelli politikaların etkisinin azalmasıyla birlikte dış politikanın yürütülmesinde yeni yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Yumuşak güç olarak adlandırılan faaliyetler, devletlerin dış politika sürecinde önemli araçlar haline gelmiştir. Türkiye, 21. yüzyılda daha girişimci ve çok taraflı dış politika anlayışını benimsemiştir. Yeni politika tarzının gerçekleştiği alanlardan birisi de Afrika olmuştur. Türkiye, yumuşak güç faaliyetleri ile Afrika politikasında önemli mesafe katetmiştir. Uluslararası sistemde güvenlik kaygılarının yumuşadığı, iki kutuplu sistemin dağıldığı daha işbirlikçi bir ortam oluşmuştur. TİKA, YEE, YTB ve TMV Türkiye'nin Afrika'ya yönelik yeni dış politikasında önemli politika araçlarından olmuştur. Söz konusu kurumlar, Afrika'da gerçekleştirdiği faaliyetler ile Türkiye'nin yumuşak güç politikasının ana yürütücü kurumları konumundadırlar. Türkiye'nin Afrika politikasının ilk yıllarında sivil toplum kuruluşlarının ağırlığı önemli seviyelerde olmuştur. Ancak 2016 yılında gerçekleştirilen darbe girişiminden sonra sivil toplumun dış politikadaki rolü sorgulanmıştır. Özellikle darbe girişiminin arkasında olan FETÖ yapılanmasının, Türkiye'nin Afrika politikasında rolü göz ardı edilemeyecek düzeylerdedir. Belirtilen gelişmeler milat olarak kabul edilirse, Türkiye'nin Afrika politikasında devlet kurumlarının rolü artmış ve söz konusu politikanın ana yürütücüleri haline gelmişlerdir. Bu çalışmada, belirtilen kurumların Türkiye'nin Afrika politikasındaki ağırlıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır. TİKA, YEE, YTB ve TMV'nin faaliyet gösterdikleri alanlar dikkate alındığı takdirde, yumuşak güç açısından önemli girişimleri temsil etmektedirler. Belirtilen her bir kurum, Türk dış politikasına yönelik hedefleri, kurumsal kapasiteleri ve Afrika'daki faaliyetlerinin önemi göz önüne alındığı takdirde, Türkiye'nin Afrika politikasının en önemli paydaşları arasında gelmektedirler. Ayrıca, 2016 yılından sonra Türkiye'nin Afrika'daki yumuşak gücünü aşındırma potansiyeline sahip FETÖ tarzı örgütlerin önüne geçilebilmesi için yumuşak güç faaliyetlerinin yürütülmesinde devlet kurumlarının rolü ön plana çıkarılmaktadır. Yumuşak güç faaliyetlerinin uzun vadeli etkileri göz önüne alındığında, Afrika'da yürütülen politikaların başarıya ulaşması adına devlet kurumlarının yumuşak güç politikalarındaki rolü baskın unsur olmalıdır.