Pemfigus vulgaris hastalığında FCGR2B ve HLA-DRB1 geni varyantlarının hastalığa etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyoloji , Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Burak Kaan Kasap

Danışman: Bayram Toraman

Özet:

Pemfigus vulgaris (PV), intraepidermal desmozomal proteinlerden desmoglein 3 (DSG3) ve/veya desmoglein 1 (DSG1)'e karşı gelişen otoantikorların neden olduğu, oldukça nadir görülen otoimmün büllöz bir hastalıktır. PV, etiyopatogenezinde genetik ve çevresel faktörlerin birlikte etkili olduğu kompleks bir hastalıktır. Genetik faktörlerden en iyi çalışılmış ve açık ilişki gösterilmiş olan genler, HLA sınıf II bölgesindeki immün genlerdir ve özellikle de HLA-DRB1 geni varyantlarının en önemli genetik risk faktörlerinden biri olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Fc gama reseptör IIb, FCGR2B geninden kodlanan, B hücre aktivasyonunu negatif yönde düzenleyen immün reseptörler sınıfındaki bir membran proteinidir. FCGR2B genindeki polimorfizmlerin sistemik lupus eritematozus (SLE) gibi çeşitli otoimmün hastalıklarla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu tez çalışmasında, HLA-DRB1 allelleri ve FCGR2B geninde yer alan fonksiyonel c.671T>C polimorfizminin PV genetik etiyolojisinde bir etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmada 86 PV ve 200 sağlıklı kontrolün genetik verileri, HLA-DRB1 allel tiplendirmesi PCR-SSOP-Luminex yöntemiyle, FCGR2B varyantı verileri de long-PCR ve Sanger dizileme yöntemiyle analiz edilerek çalışılmıştır. Çalışma grupları arasında toplam 33 farklı HLA-DRB1 alleli tanımlanmış, HLA-DRB1*04:02 (adj_p = 6.71×10⁻²³; OR = 12.95; %95 CI: 7.40-24.57) ve HLA-DRB1*14:01 (adj_p = 1.23×10⁻⁵; OR = 4.55; %95 CI: 2.35-8.74) allellerinin PV için oldukça yüksek düzeyde risk faktörleri olduğu görülmüştür. Ayrıca, HLA-DRB1*11:01 (adj_p = 0.001; OR = 0.03; %95 CI: 0-0.31) ve HLA-DRB1*16:01 (adj_p = 0.037; OR = 0.33; %95 CI: 0.10-0.75) allellerinin de PV için koruyucu alleller olduğu anlaşılmıştır. Genotip düzeyinde, HLA-DRB1*04:02/*14:01 genotipinin (Mevcut literatürde ilk kez bu çalışmada değerlendirildi) oldukça yüksek bir risk oranıyla PV'nin genetik yatkınlığında önemli bir rol oynadığı görülmüştür (adj_p = 2.20 × 10⁻⁹; OR = 114.97; %95 CI: 6.86-1925.82). FCGR2B genine ait c.671T>C varyantı ile yapılan analizlerde gruplar arasında anlamlı bir fark saptanamamıştır. PV riskini artıran HLA-DRB1*04:02/*14:01 allellerini taşıyan sınıf II reseptörlerinin daha ileri düzeyde çalışılması, altta yatan asıl mekanizmanın anlaşılmasına katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.