Şaşılık cerrahisinin refraksiyon kusuru ve ön segment ölçümleri üzerine olan etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Tuğçe Türkcan Soğuksulu
Danışman: Adem Türk
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezde, farklı türdeki şaşılık cerrahisi yaklaşımlarının, gözdeki refraktif kusur ve çeşitli ön segment biyometrik ölçüm değerlerine olan etkilerini araştırmayı amaçladık. Çalışma, Karadeniz Teknik Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nın Şaşılık biriminde, Ekim 2017 – Temmuz 2019 tarihleri arasında prospektif olarak gerçekleştirildi. Şaşılık cerrahisi uygulanacak hastaların cerrahi öncesi kayma miktarı, her iki gözlerine ait refraksiyon kusuru ve ön segment parametrelerinin ölçümleri (keratometri, farklı ışık şiddeti değerlerindeki pupil çapı, kornea endotel sayısı, kornea kalınlığı, ön kamara derinliği, aksiyel uzunluk) değerlendirildi. Vakalara uygulanan cerrahi müdahale türü ve miktarı kaydedildi. Cerrahi sonrası 1. hafta, 1. ay, 3. ay ve 6. ayda cerrahi öncesi yapılan tüm ölçümler tekrar edildi. Çalışmaya dahil edilen 54 göz; tek kas müdahalesi yapılan (Grup 1), iki kas müdahalesi yapılan (Grup 2) ve hiçbir kasa müdahale yapılmayan kontrol grubu (Grup 3) olarak üç gruba ayrıldı. Elde edilen ölçüm değerlerinin her biri bu üç grup arasında istatistiksel olarak kıyaslandı. Grup 1'de (n= 11) speküler mikroskopik ölçümlerde, tekrarlayan kontroller arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p> 0,05). Optik biyometri ölçümlerinde ise, tekrarlayan ölçümler arasında yalnızca AU değeri (p= 0,022) anlamlı olarak farklı idi. Farklı ışık şiddeti değerlerinde pupilla çapı ölçümleri ise, tekrarlayan kontrollerde, 0 Cd/ m² şiddeti hariç (p=0,005), anlamlı değişiklik göstermedi (p> 0,05). Grup 2'de (n= 22) speküler mikroskopik ölçümlerde, tekrarlayan kontroller arasında, santral kornea kalınlığı (MKK) hariç (p=0,037), istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p> 0,05). Optik biyometri ölçümlerinde ise, AU (p=0,014), k1 (p=0,047), k2 (p=0,003), ÖKD (p=0,002), MKK (p=0,017), BBM (p=0,00), SRK/T (p=0,017) ve Haigis (p=0,004) formülleri ile hesaplanan göz içi lens (GİL) gücü değerleri, tekrarlayan ölçümler arasında anlamlı farklılıklar gösterdi. Farklı ışık şiddeti değerlerinde pupilla çapı ölçümleri ise, tekrarlayan kontrollerde anlamlı değişiklik göstermedi (p> 0,05). Grup 3'te (n= 21) speküler mikroskopik ölçümlerde, tekrarlayan kontroller arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p> 0,05). Optik biyometri ölçümlerinde ise, AU (p=0,005) ve BBM (p=0,045) değerleri tekrarlayan ölçümler arasında anlamlı farklılıklar gösterdi. Farklı ışık şiddeti değerlerinde pupilla çapı ölçümleri ise, tekrarlayan kontrollerde, 10 Cd/ m² şiddeti hariç (p=0,015), anlamlı değişiklik göstermedi (p> 0,05). Sonuç olarak; kliniğimizde uyguladığımız komplikasyonsuz şaşılık cerrahilerinde, cerrahi sonrası 6. aya kadar yapılan takiplerde, müdahale edilen kas sayısına göre ayrıştırılmış üç grupta da refraksiyon kusuru, kornea endotel sayısı, farklı ışık şiddeti değerlerinde ölçülen pupilla çapı belirgin bir değişiklik göstermemiştir. Fakat iki kasa müdahale edilmiş olan grupta, optik biyometri cihazı ile alınan ön segment parametre değerlerinin çoğu (AU, k1, k2, ÖKD, MKK, BBM, SRK/T ve Haigis formülleri ile hesaplanan GİL gücü değerleri) anlamlı değişiklikler göstermiştir.