20. Yüzyılda Balkan Türklerinin Siyasal ve Toplumsal Örgütlenmeleri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2006
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Recep Çelik
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HİKMET ÖKSÜZ
Özet:20. yy'da Balkan Türklerinin siyasal teşkilatlanmalarınıinceleyen bu tezin öncelikli amacı, Türkiye'ye göç etmeyerek Balkanlarıyurt edinmişolan Türklerin, varlıklarını sürdürebilmelerinde ne şekilde örgütlendiklerini tespit etmektir. Bu çerçevede Türklerin dernekleşme ve özellikle 1990 sonrasıpartileşmeleri incelendi. Romanya, Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan ve Kosova'da yaşayan Türklerin bulunduğu bu ülkelerin siyasi yaşamıve bunun Türkler üzerindeki etkileri ile hukuksal durumları, azınlık haklarıve nüfus değişimleri konuya paralel bir şekilde ele alındı. Balkan ülkeleri de 20. yy boyunca komünizm, totalitarizm, faşizm, krallık, cumhuriyet, demokrasi gibi bir çok yönetim şekline sahne oldu. Türkler de bu yönetimlerin kanunlarınıve kurallarınıöğrenip ona göre teşkilatlandılar. Ancak her yeni gelen sisteme ve yönetim biçimine ayak uydurmakta zorlandılar. Etkili teşkilatlanmalarının yanında pasif kuruluşlara da sahip oldular. Bunun yanında kendi içlerinde de bir takım ikilikler, anlaşmazlıklar ve görüş ayrılıkları yaşamaları, Türklerin birlik ve beraberliklerinin önünde en büyük olumsuzluklarıoldu ve yaşadığıdevletin işine yaradı. Çünkü Balkan ülkeleri, içlerinde güçlü Türk kuruluşları olmasınıistememişler ve buna da müsaade etmemişlerdir. Balkan Türkleri özellikle Atatürk döneminden bu yana Türkiye'deki soydaşlarının gelişimlerini yakından takip etmişler, onlardan geri kalmamak için mücadele vermişlerdir. Bu mücadelede Türklerin aydın kesimi önemli rol oynanıştır. Genelde köylü ve cahil olan Türk halkı, bu okumuş, kültürlü insanların sayesinde önünü görebilmiştir. Ancak bu kesimin zaman zaman yaşadığı fikir ayrılıkları(inkılapçı-muhafazakar gibi) Türklere fayda yerine zarar getirmiştir. Çağımızdaki Türk kuruluşlarında da aynıdurum yine devam etmektedir. Türk teşkilatlarının Türkiye ile yakın ilişkileri vardır. Türkiye de tarihi misyonu gereği Balkan Türkleriyle çok yakın olmasa da bir alaka içerisindedir.