Yenileşme Dönemi İstanbul'unda Meyhaneler ve Meyhanecilik (1826-1908)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İhsan ERDİNÇLİ
Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): MEHMET ALAADDİN YALÇINKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Başta gayrimüslimler olmak üzere Osmanlılar, müskirât adı verilen şarap ve rakı gibi sarhoşluk verici içkileri hem bireysel olarak çeşitli şekillerde hem de genel tüketim için açılan meyhane gibi mekânlarda tüketmekteydi. İçki tüketiminin yalnızca bir yönünü yansıtan meyhaneler ve mekânın işletmeciliği olarak meyhanecilik, yüzyıllar boyunca durağan ve tek biçimli olmamıştır. Aksine kendi dinamiklerinin yanı sıra Osmanlı Devleti'nin sosyal, siyasal ve kültürel durumuyla yakından ilgili olan dönemsel gelişmelerden de etkilenmiştir. Bu çalışma, hem meyhanelere ve meyhaneciliğe hem de içki içenlere yönelik devletin yaklaşımında meydana gelen değişimi ve yaşanan dönüşümü belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın iddiası, Osmanlı Devleti'nin içki ve meyhaneleri İstanbul'un bütününde kökten yasaklamaya yönelik bir politika gütmemiş olmasıdır. Devletin İslâmiyet'i resmî din olarak benimsemiş olması gerçeği, ileri sürülen iddia çerçevesinde bir tezat oluşturmamakta, tam aksine en temel dayanak noktasını meydana getirmektedir. Nitekim Osmanlı Devleti'nin ve çalışmanın örneği olan İstanbul'un çok uluslu bir yapıya sahip olması, İslam hukuku gereği içki ve meyhaneler konusunda farklı hükümlerin uygulanmasını gerektirmiştir. Bu doğrultuda içki üretmek, tüketmek, ticaretini yapmak ve meyhaneci olabilmek, bazı kıstaslara uymaları kaydıyla gayrimüslimlere serbest iken, Müslümanlara yasaklanmıştır. Tabiî ne gayrimüslimler ne de Müslümanlar, bu kurallara tam anlamıyla riayet etmiştir. Osmanlı Devleti de, şer'î yasağın Müslümanları engellemekte yetersiz olduğu durumlarda ve gayrimüslimlerin uymakla yükümlü olduğu kurallara aykırı davranışların kontrolden çıktığı, asayişin tehdit edildiği hallerde, içki ticaretini yasaklamak ve meyhaneleri kapatmak şeklinde müdahalelerde bulunmuştur. Hem kontrollü serbestlik sağlayan şer'î hükümlerin hem de vergi gelirinin etkisiyle sürekli olmayan bu tür müdahaleler, Yeniçeri Ocağı'nın kaldırıldığı 1826 yılından itibaren aşamalı bir şekilde sona ermiştir. Daha önce şer'î cezalardan dolayı gizlice içki içmek durumunda kalan Müslüman içki müptelaları da, daha serbest bir ortamla karşılaşmıştır. Meyhaneler ise, içki ticareti ve meyhane yasaklarının tamamen ortadan kalkması ile birlikte mekân özellikleri ve mimarî yapı bakımından değişim göstermiştir. Bununla birlikte devletin yenileşme sürecine girmesi ve sanayileşmenin bir yansıması olarak serbest ticaret anlaşmaları imzalaması, diğer esnaf gibi meyhanecileri de olumsuz etkilemiştir. Artık meyhanecilik, sadece zimmîler tarafından değil, İstanbul'da yaşayan yabancı uyruklular tarafından da yapılmaya, içki ise, meyhanelerin yanı sıra birahaneler gibi alafrangalığın sembolü olarak görülen yeni mekânlarda da satılmaya başlamıştır. Bu süreçte yeni mekânlarla rekabet etmek zorunda kalan meyhaneciler, Osmanlı Devleti'nin muhafazakâr yaklaşımıyla eski dönemde sahip oldukları ayrıcalıkları, farklı yollarla sürdürmeye devam etmiştir.