İptale Konu İmar Planı Uygulamalarında Geri Dönüş İşleminin İrdelenmesi ve Çözüm Önerileri Yaklaşımı


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2013

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Nida ÇELİK

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): BAYRAM UZUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ülkemizde en çok uygulama alanı bulan ve mülkiyeti alan ve mülkiyet yapısı yönünden yeniden düzenleyen 18'nci madde uygulamaları, hızla artan nüfusun konut ihtiyacını karşılayan en etkin yöntem olarak bilinmektedir. Buna rağmen uygulama etapları her durumda kusursuz bir şekilde işletilememektedir. Bunun sonucunda, yasa ve yönetmeliklere aykırı şekilde yapılan işlemler güncel menfeati olan taşınmaz sahipleri tarafından idari yargıya taşınmaktadır. İdare Mahkemeleri ve Danıştay tarafından hukuka aykırı şekilde yapıldığı tespit edilen uygulamalar ise iptal edilmekte ve geri dönüş kararları alınmaktadır. Geri dönüş işlemine ilişkin yasal mevzuatın yetersiz oluşu hatta uygulama yönetmeliğinin olmayışı, uygulayıcıları zor durumda bırakmakta ve işlemin usulüne göre yapılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı birimlerin görüşleri alınarak soruna çözüm aranmaktadır. Ancak bildirilen görüşlerin, geri dönüş sonrası meydana gelen mülkiyete ilişkin sorunları çözmede yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu tez çalışmasında, geri dönüş işlemi tüm yasal dayanaklarıyla ele alınmakta, iptal kararından ikinci uygulama yapılıncaya kadar kök parsele dönüş işlemi irdelenmekte ve oluşan müktesep hakların korunması için farklı çözüm önerileri geliştirilmektedir. Buna göre iptal edilen uygulamalarda geri dönüş işleminin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için geri dönüş klişeleri yeniden ele alınarak oluşturulmuştur, iptal sonrası oluşan alan farklarının tazmini için farklı tazmin yöntemleri kullanılmış ve müktesep hakların korunması için ise, 18'nci maddenin ve ek-1'in iptali durumlarında, ikinci uygulamanın, 2981-3290 sayılı yasanın ek-1 maddesi esas alınarak yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.