Prenatal dönemde uygulanan 900 MHZ elektromanyetik alanın sıçan periferik sinir morfolojisi ve fonksiyonuna etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE HANCI
Danışman: Engin Yenilmez
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada prenatal dönemde uygulanan 900 MHz elektromanyetik alanın (EMA) sıçan periferik sinir morfolojisi, sinir ileti hızı ve lokomotor aktivitesi üzerine etkilerinin araştırılması amaçlandı. Çalışmada 9 adet Spraque Dawley tipi gebe dişi sıçan 3 gruba ayrıldı. 1. Gruba (kontrol) herhangi bir uygulama yapılmadı. 2. Grup (sham) deney süresi boyunca, gebeliğin 0-21. günlerinde, her gün aynı saatlerde 1 saat süreyle EMA sistemi kapalı konumda iken EMA fanusu içerisine alındı ve herhangi bir EMA etkisine maruz bırakılmadı. 3. Grup (EMA) ise deney süresi boyunca, gebeliğin 0-21. günlerinde, 1 saat süreyle EMA fanusu içerisinde 900 MHz'lik EMA etkisine maruz bırakıldı. Yeni doğan sıçanlara postnatal (PN) 21. güne kadar herhangi bir uygulama yapılmadı. PN 21. günde cinsiyet ayrımı yapılan yavru sıçanlardan yeni gruplar oluşturuldu. Kontrol 1 grubu (K1); postnatal (PN) 21. ve 60. günlerde cerrahi insizyon ile siyatik sinirleri açıldı ve elektrofizyolojik ölçümler yapıldı. Kontrol 2 grubu (K2); PN 21. günde sadece cerrahi insizyon ve PN 60. günde elektrofizyolojik ölçümler yapıldı. Kontrol 3 grubu (K3); PN 21. günde herhangi bir uygulama yapılmadı ve PN 60. günde elektrofizyolojik ölçümler yapıldı. Sham (S) ve EMA grupları; PN 21. ve 60. günlerde cerrahi insizyon ile siyatik sinirleri açıldı ve elektrofizyolojik ölçümler yapıldı. Tüm gruplar deneyin PN 21. ve 60. günlerinde cerrahi işlemlerden önce açık alan ve rotarod testine tabi tutuldu ve PN 60. günde sakrifiye edildi. Gruplardan elde edilen siyatik sinir dokularında histopatolojik, histomorfometrik, immunohistokimyasal ve biyokimyasal analizler yapıldı. Histopatolojik değerlendirmede EMA grubunda, perinöriyumun yer yer bütünlüğünü kaybettiği, miyelinli sinir liflerinde ve miyelin kılıfta dejenerasyon, miyelin kılıfın konsantrik lameller yapısında ayrılmalar ve disorganizasyon, akson ile miyelin kılıf arasında vakuolizasyon ve miyelin kılıfın akson içerisine doğru invajine olduğu görüldü. Miyelin kılıf kalınlığı, sinir lifi çapı ve miyelinli sinir lifi sayısının EMA grubunda diğer gruplara kıyasla anlamlı derecede azaldığı, AI'in ise anlamlı derecede arttığı tespit edildi. Biyokimyasal olarak malondialdehit (MDA), 3-Nitrotirozin (3-NT), 8-Hidroksi-Deoksiguanozin (8-OHdG) ve süperoksit dismutaz (SOD) değerlerinde EMA grubunda anlamlı derecede arttığı belirlendi. Açık alan testi bulgularına göre PN 21. günde S ve EMA gruplarının defekasyon sayısı K1 grubuna göre anlamlı derecede arttı. Rotarod testi bulgularına göre, 21. günde 5 rpm'lik hızda, PN 60. günde 20 rpm'lik hızda kaydedilen S ve EMA grubuna ait değerlerin K1 ve K3 gruplarına göre anlamlı şekilde arttığı, 10-30 rpm'lik hızlarda ise, EMA grubuna ait değerlerin K2 ve K3 gruplarına göre anlamlı derecede azaldığı görüldü. PN 21. günde yapılan ölçümlere göre S grubunun amplitud değerlerinin K1 grubuna göre anlamlı derecede arttığı, EMA grubunda ise, sinir ileti hızının K1 grubuna göre anlamlı derecede azaldığı tespit edildi. Sonuç olarak çalışmamızın, prenatal dönemde uygulanan 900 MHz EMA'nın sıçan periferik sinir gelişimini olumsuz olarak etkilediği, miyelinli sinir liflerinde ve miyelin kılıfta dejenerasyona, aksonlarda şişme gibi belirgin yapısal değişikliklere neden olduğu, oksidatif stresi indükleyerek apoptozu artırdığı ve bu etkilerin erişkin döneme kadar siyatik sinir morfolojisinde saptanabilir şekilde devam ettiği, ancak meydana gelen bu morfolojik değişikliklerin siyatik sinire bağlı fonksiyonel görevleri etkileyecek kadar şiddetli olmadığı kanısına varıldı.