PRE-pubertal dönemde obezitenin testis boyutlarına etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FULYA TUĞBA KARA

Danışman: Gülay Karagüzel

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş-Amaç: Klinik ve laboratuvar olarak ergenlik bulgusu olmayan <9 yaş obez erkek çocukların Prader orşidometrisi (PO) ile belirlenen testis volüm (TV) artışında obeziteyle ilişkili lokal yağ doku artışının etkisi olabileceği hipotezi ile obez çocuklarda PO ile ölçülen TV yanında ultrasonografi (US) ile de ölçümle belirlenen TV kıyaslanarak varsa farklılıkların saptanması, antropometrik veriler ve vücut yağ yüzdesi ile ilişkisinin belirlenmesi, elde edilen verilerin obez olmayan sağlıklı erkek çocuklar ile kıyaslanması amaçlanmıştır. Materyal-Metod: Çalışmaya Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Polikliniği'nde izlenen başka bir kronik hastalığı olmayan beden kitle indeksine (BKİ) göre obez olarak tanımlanan 5-9 yaşlarındaki 60 erkek çocuk ile puberte bulgusu olmayan sağlıklı 5-9 yaşları (pre-pubertal) arasındaki BKİ normal olan 60 erkek çocuk dahil edildi. Obezlerin ve sağlıklı kontrol grubunun antropometri, biyoimpedans analizi yöntemi ile ölçülen yağ yüzdesi sonuçları ve klinik bulguları, PO ve US ile saptanan TV'leri yanında gerdirilmiş penis boyu (PSL) değerlendirildi. Bulgular: Obez grubun VA, BKİ ve vücut yağ yüzdesi kontrol grubundan anlamlı olarak daha yüksekti. Obez grubun 6'sının (%10) PO ile ölçülen TV ≥4 ml olmakla beraber başka bir pubertal bulgu saptanmadı ve luteinize edici hormon (LH) ile total testosteron değerleri pre-pubertal düzeyde idi. Kontrollerin hepsinde PO ile ölçülen TV <4 ml idi. Obez grubun hem PO hem de US ölçümü ile sağ ve sol TV, kontrol grubunun sağ ve sol TV'den anlamlı olarak daha büyüktü. BKİ-standart deviasyon skoru (SDS) ve BKİ persentili ile obezlerde ve kontrollerde hem PO hem de US ile yapılan TV ölçümleri arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Fakat hem obezlerde hem de kontrollerde vücut ağırlığı (VA) ve VA persentili ile hem PO hem de US ile ölçülen TV'leri arasında pozitif korelasyon yanında VA-SDS ile US ile ölçülen TV arasında da pozitif korelasyon vardı ama PO ile ölçülen TV arasında ilişki saptanmadı. Kontrol grubunda vücut yağ yüzdesi ile PO ile ölçülen TV'leri korelasyon yoktu ama US ile ölçülen sol TV ile pozitif korelasyon vardı. Obez grupta ise yağ yüzdesi ile ne PO ile ölçülen TV ile ne de US ile ölçülen TV arasında anlamlı korelasyon yoktu. Sonuç: Çalışmamızla ülkemizde ilk kez 5-9 yaş arasındaki obezler ve sağlıklı çocukların hem PO hem de US ölçümü ile TV kıyaslanmış ve yaş gruplarına göre obezlerin de TV persentilleri saptanmıştır. Özellikle obezlerin pubertal değerlendirmesinde bu persentil çizelgeleri kullanılabilir. Çalışmamızda hem PO hem de US ile obezlerin TV kontrollerden dah yüksek saptandığı gibi, her 2 grupta da PO ölçümüyle TV US ölçümlerinden daha büyüktü. PO ile TV belirlenirken epididimi ve skrotal cilt de ölçülmektedir, obez çocuklarda skrotal cilt altı yağ dokusundaki artış ile TV olduğundan büyük ölçülebilir. Pratik kullanımı nedeniyle, PO erken puberte tanı ve takibinde önemlidir, ancak özellikle pre-pubertal obezlerde PO ölçümü ile TV ≥4 ml saptandığında abartılı erken ergenlik tanısından kaçınmak için US ölçümü ile TV değerlendirilmesini öneriyoruz.