Bölge planlama pratiğinde alansal ve ağsal bölge diyalektiği: Plan bölge kapsamında ilişkili bölgenin tespitine yönelik model önerisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİNEM DEDEOĞLU ÖZKAN
Danışman: Dilek Beyazlı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bugüne kadar bölgeyle ilgili yapılan tüm tanımlamalar, 21. yüzyılın bölge anlayışıyla birlikte anlamını yitirmiş ve yeni kavramların da bu coğrafi ölçeği tanımlamada kullanılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. 1980'li yıllardan itibaren ortaya çıkan yeni bölgeselcilik yaklaşımı ile birlikte katı bölge sınırlarının yerine mekânsal süreklilik şartı olmayan, yerellerin oluşturduğu, dinamik/değişken ve ilişki ağı/ağsal ilişkiler ile tanımlanan sınırlar önem kazanmıştır. Bölgesel gelişme dinamiklerini tanımlamaya yönelik yeni bir gündem oluşturan ilişkili bölge kavramı, çalışma kapsamında önerilen plan bölge sınırının belirlenmesine ilişkin metodolojinin temelini oluşturmaktadır. Tümdengelimci ve tümevarımcı yaklaşımın birlikte kurgulandığı hibrit bir araştırma modeliyle farklı coğrafik ölçeklerde farklı ilkelerle Trabzon'un sınır yerleşmelerinden olan Vakfıkebir ilçesinin plan bölge sınırı belirlenmiştir. Makro ölçekte yan yana gelmiş yerel birimlerin mekânsal bütünlüğü ile alansal varlık olarak yakınlık ve gözeneklilik/geçirgenlik ilkeleriyle; mezo ölçekte ilişkisel bir yaklaşımla sosyal, ekonomik, politik süreçlerin sonucu olarak oluşan ve mekânsal olarak değişen aktör ağlarının topolojileri olarak akışlar ve bağlanabilirlik ilkeleriyle; mikro ölçekte ise ilişkisel bağlantıların mekânsallığı olarak ele alındığı ilkesellikle sınırlar belirlenmiştir. Bölge planlama pratiğinde gerçekçi, uygulanabilir bölgesel gelişim ve kalkınma politikalarının üretilebilmesine katkıda bulunma amacıyla hiyerarşik, sabit yapısı ve dikey ilişkilerinin varlığının yanında bölgenin yerel ve yerel olmayan etkileşimlerini birbirine bağlayan yatay mekânsal yapı ilişkilerinin görünürlüğünü ortaya çıkaran çok katmanlı ve bağlam odaklı bir yaklaşım öngörülmüştür.