Halsizlikle başvuranlarda halsizlik algısı ve hasta yönetimindeki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEYHUN YURTSEVER
Danışman: Turan Set
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada halsizlik şikayeti ile başvuran hastalarda halsizlik algısının değerlendirilerek halsizlik şiddeti, sosyodemografik özellikler, öykü, fizik muayene (FM) ve laboratuvar bulgularıyla ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Haziran 2016 – Haziran 2017 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Aile Hekimliği polikliniğinde kesitsel bir araştırma olarak yürütüldü. En az 1 aydır halsizlik şikayeti olan 18 yaş ve üzerindeki gönüllü bireylerin (n=116) halsizlik algıları araştırmacılar tarafından oluşturulan yapılandırılmış bir anket formu ile değerlendirildi. Bunun yanında katılımcılara Yorgunluk Şiddet Ölçeği ve Bireysel Dayanıklılık Kontrol Listesi anketleri yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulandı. Bu hastaların öykü, FM ve laboratuvar sonuçlarını içeren poliklinik kayıtları da çalışmaya dahil edildi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 29,5 ± 9,8 yıldı ve %87,9'u kadındı. Hastaların halsizlik derken ne demek istedikleri ve halsizlik şikayetlerinin neleri içerdiği sorgulandığında en sık "yorgunluk", "enerji eksikliği" ve "uykusuzluk, uyku hali, uyuma isteği" cevaplarının verildiği görüldü. Halsizlik ölçeklerinden en yüksek puanı alan ifade her tarafına iğne batıyormuş hissi idi. Poliklinik kayıtları incelendiğinde hastaların %72,8'inin uyku sorunu olduğunu belirttiği, %69'unun ise depresyon taramasının pozitif olduğu tespit edildi. Katılımcıların %84,5'inde D vitamini eksikliği mevcuttu. Halsizlik algılarının olası etiyolojik faktörlerle ilişkisi incelendiğinde bunların çoğunluğunun depresyon riski ile ilişkili olduğu görüldü. Depresyon riski ile en fazla ilişkili halsizlik algıları "psikolojik çökkünlük", "hayattan bezme, yılgınlık", "ayakta bile duramama" ifadeleriydi. Sonuç: Halsizlikle karşılaşma sıklığı göz önüne alındığında aile hekimlerinin bu semptomu tek bir kalıp olarak görmek yerine içeriğini sorgulaması ve hastayı anlamaya çalışması hem hasta yönetimini kolaylaştırması hem de gereksiz sağlık harcamalarının önüne geçmesi açısından önemlidir.