Türk propolisinin meme kanseri (MCF-7) hücre serisi üzerinde mikrorna ekspresyonu ve apoptoza etkilerinin incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEMA MISIR
Danışman: Yüksel Aliyazıcıoğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kanser genetik ve gelişimsel bir süreçle ortaya çıkan, hücrelerin aşırı proliferasyonu ve apoptoz fonksiyonlarını kaybederek oluşan patolojik bir durumdur. İlaçların yan etkilerinin ortaya çıkması, insanları ilaç olarak bilinen doğal ürünlerin tüketilmesine yöneltmiştir. En çok kullanılan ürünlerden biri de arı ürünü olan propolis'tir. Literatürde propolisin antikanser ve antiproliferatif etkilerine yoğunlaşan çok sayıda çalışmanın mevcut olduğu görülmektedir. Ancak Türk propolisinin kanser hücre serilerindeki sitotoksik etkinliğini konu alan çalışmaların sınırlı olduğu ve miRNA seviyelerindeki değişimlerine ait meme kanseri hücre serilerinde herhangi bir in vitro çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bu çalışmada; Türk propolisinin meme kanseri hücre serilerindeki miRNA seviyeleri üzerine etkisi, hücre proliferasyonu ve apoptoz ile ilişkisinin incelenmesi amaçlandı. Etanollü propolis ekstraktının antioksidan kapasitesi toplam fenolik içerik, toplam flavonoid içerik analizleriyle, sitotoksik etkinliği ise MTT metoduyla belirlendi. Propolis ekstraktının MCF-7 hücreleri üzerindeki sitotoksik etki mekanizması; apoptoz, hücre döngüsü yönünden flow sitometrik ve western blot yöntemleri ile incelendi. miRNA seviyeleri ise RT-qPCR yöntemiyle belirlendi. Çalışmamızda propolis ekstraktının toplam polifenolik ve flavonoid içerikleri gram propolis başına sırasıyla; 122.5 mg gallik asit, 50.9 mg kuersetin eşdeğeri olarak bulundu. Ekstraktın MCF-7 hücre serisi üzerindeki sitotoksik etkisinin normal fibroblast hücrelerine göre seçici olduğu saptandı. Ekstraktın MCF-7 hücrelerini hücre döngüsünün G1 evresinde durdurduğu; p53 protein seviyesinin artmasına bağlı olarak p21 ve Bax protein düzeylerini, apoptozu ve supresör miRNA'ların seviyelerini arttırarak sitotoksik özellik gösterdiği belirlendi.