Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, --, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: Beyza Güdek
Danışman: Fatih Gürcan
Özet:
Küresel ısınmayla mücadele uluslararası politika gündeminin başat sorunlarından biri haline gelmiştir. Türkiye verilerine göre özellikle son yıllarda CO2 salımı ve bu salımı tetikleyen faktörlerde artış gözlemlenmiştir. Türkiye'nin politika ve stratejilerinin başarılı olabilmesi için ısınmayı arttıran faktörlerin ve artış hızlarının bilinmesi gerekmektedir. Bu gereklilik nedeniyle bu tez, zaman serileri ve çoklu doğrusal regresyon (MLR) analizi yöntemiyle ideal bir model oluşturarak, Türkiye'nin 2030'daki CO2 emisyonu ve küresel sıcaklığa etkisini varsayımlar altında projeksiyon sunmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda nüfus, gayri safi yurt içi hasıla (GSYH), CO2 yoğunluğu, elektrik üretimi, fosil yakıt enerji tüketimi, yenilenebilir enerji tüketimi, toplam sera gazı emisyonu ve ormanlık alan dağılımı değişkenlerinden yararlanılmıştır. Bu değişkenlerin 2030 yılına kadar değerleri, tahmin edilerek, CO2 emisyonu ve küresel sıcaklığa etkisi regresyon modelleri ile analiz edilmiştir. 2030 yılına kadar yapılan analizin bulgularına göre değişkenlerin tamamı artış göstermektedir. Bu artışlar 2030 yılında Türkiye'nin CO2 emisyonu oranının %50,92 ve küresel sıcaklığa etki düzeyinin ise %19,93 oranında artmasına neden olacaktır. Türkiye'nin stratejik planı ve hedefleri incelendiğinde bu konuda net bir programı olmadığı ve çoğunlukla enerji yoğunluğu, GSYH büyümesi ve yenilenebilir enerjilerle ilgili bir dizi iddialı hedef belirlediği görülmektedir. Bulgular, Türkiye'nin Stratejik Planı ve Olağan Durum (Business as usual – BAU) senaryosu kapsamında Paris Anlaşması'na yönelik taahhütlerini yerine getirmesinin zor olduğunu göstermektedir. Türkiye'nin küresel sıcaklığa etkisi, Paris İklim Anlaşması kapsamında belirlenen sıcaklığı düşürme hedefi için de risk oluşturmaktadır. Bu nedenle CO2 salımı ve küresel ısınmaya yönelik etkilerinde erken çözümüne yönelik umutlar zayıf görünmektedir. Bu tezin bulguları Türkiye'nin iklim değişikliği stratejilerine ve politikalarına katkı sağlaması öngörülmektedir.