Tip 2 Diyabetes Mellitus hastalarda metabolik kontrol durumlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HARBI. ABUHADWAN

Danışman: Mustafa Koçak

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniğine 01 Ocak 2024 – 31 Aralık 2024 tarihleri arasında başvuran ve Tip 2 Diyabetes Mellitus (DM) tanısı almış 1000 hastanın demografik, klinik ve biyokimyasal özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı; hastaların yaş, cinsiyet, beden kitle indeksi (VKİ), diyabet süresi, kullandıkları tedavi yöntemleri gibi özelliklerini analiz etmek ve bu özelliklerle metabolik kontrol hedeflerine ulaşma durumlarını karşılaştırarak, komplikasyon gelişimi ile olası ilişkileri ortaya koymaktır. Çalışmaya dahil edilen bireylerin %52'si erkek, %48'i kadın olup, ortalama yaş 62,2 ± 12,0 yıl olarak saptanmıştır. Katılımcıların ortalama diyabet yaşı 8,5 ± 7,6 yıl iken, ortalama VKİ değeri 31,4 ± 5,8 kg/m² olarak bulunmuş ve hastaların büyük çoğunluğunun fazla kilolu veya obez sınıfında yer aldığı belirlenmiştir. VKİ'nin 30'un üzerinde olması, bu popülasyonda obezitenin yaygın olduğunu göstermektedir. Biyokimyasal parametrelerin değerlendirilmesinde; hastaların ortalama HbA1c düzeyi %8,4 ± 1,9 olup, optimal metabolik kontrolün oldukça altında kalındığı görülmektedir. Hastaların sadece %26,3'ünün HbA1c düzeyi %7'nin altında iken, geri kalan %73,7'lik büyük bir çoğunluğunun hedefin üzerinde değerlere sahip olduğu belirlenmiştir. Benzer şekilde ortalama açlık kan şekeri (AKŞ) değeri 167,1 ± 73,9 mg/dL, LDL kolesterol düzeyi 117,5 ± 39,2 mg/dL, HDL kolesterol düzeyi 49,1 ± 12,5 mg/dL ve trigliserid düzeyi 161,5 ± 95,6 mg/dL olarak hesaplanmıştır. Cinsiyetler arası karşılaştırmalarda; kadın hastaların HDL düzeylerinin erkeklere göre anlamlı derecede daha yüksek olduğu (51,8 ± 12,6 mg/dL vs. 46,1 ± 11,5 mg/dL; p<0.001), buna karşın erkek hastaların komplikasyon oranlarının daha yüksek olduğu (%52,5'e karşılık %36,7; p<0.001) saptanmıştır. Komplikasyonlar açısından değerlendirildiğinde; hastaların %44,9'unda diyabete bağlı en az bir kronik komplikasyon geliştiği görülmüştür. En sık karşılaşılan komplikasyonlar arasında aterosklerotik kardiyovasküler hastalıklar (ASKH) (%57,3), albuminüri (%32,5) ve diyabetik retinopati (%25,1) yer almaktadır. Ayrıca %5 hastada serebrovasküler olay (SVO), %2,3 hastada ise diyabetik ayak komplikasyonu saptanmıştır. VKİ ile komplikasyon gelişimi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir (p=0,612), bu durum VKİ dışındaki faktörlerin (diyabet süresi, metabolik kontrol durumu vb.) komplikasyon gelişiminde daha belirleyici olabileceğini düşündürmektedir. Tedavi yaklaşımlarının incelenmesi sonucunda; hastaların %41,9'unun yalnızca oral antidiyabetik (OAD) ilaç kullandığı, %17,2'sinin sadece tıbbi beslenme tedavisi ile takip edildiği, %13,8'inin birden fazla insülin türü ile tedavi edildiği, %15,2'sinin ise insülin ve OAD kombinasyonu ile tedavi edildiği belirlenmiştir. Bu bulgular, hastaların önemli bir kısmının insüline geçiş gerektirecek metabolik düzeylerde olduğunu ve tedavi uyumunun kritik bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır.Yaş gruplarına göre HbA1c düzeyleri karşılaştırıldığında; en yüksek ortalama değerin 30-39 yaş grubunda (%10,1 ± 2,5) olduğu, bunu 40-49 yaş grubu (%8,8 ± 1,7) ve 50-59 yaş grubu (%8,4 ± 1,8) takip ettiği saptanmıştır. En düşük HbA1c ortalaması ise 70 yaş ve üzeri grupta (%8,1 ± 1,6) bulunmuştur. Bu durum, genç hasta grubunda metabolik kontrolün daha yetersiz olduğunu ve bu grupta tedaviye uyumun ya da yaşam tarzı değişikliklerinin daha problemli olabileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışma Tip 2 DM hastalarında metabolik hedeflere ulaşma oranlarının düşük olduğunu, erkek hastaların komplikasyon riskinin daha yüksek olduğunu ve genç yaş gruplarında metabolik kontrolün daha zayıf olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, hasta takibinde daha bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına ihtiyaç duyulduğunu ve komplikasyonların önlenmesi için metabolik parametrelerin daha etkin kontrol edilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Diyabetik Retinopati, Komplikasyon, Metabolik Kontrol, Tip 2 Diyabetes Mellitus.