Foliküler neoplazi hastalarında malignite üzerine etkili faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE AKTAŞ

Danışman: Mehmet Uluşahin

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, foliküler neoplazi tanısı almış hastalarda maligniteye etki edebilecek faktörleri belirlemektir. Tiroid nodüllerinde malignite riski, çeşitli klinik ve demografik özelliklere göre değişiklik gösterebileceğinden, nodül boyutunun yanı sıra hastaların yaşı, cinsiyeti, klinik, radyolojik ve patolojik bulgularının da malignite ile ilişkisi değerlendirilecektir. Çalışmanın, foliküler neoplazi hastalarında malignite riskini öngörmeye yönelik önemli veriler sağlaması beklenmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif gözlemsel çalışma, Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi'nde gerçekleştirilmiş olup, 30.05.2024 tarihli etik kurul onayı alınmıştır. 9 Temmuz 2002 - 25 Mart 2024 tarihleri arasında hastaneye başvuran ve "foliküler neoplazi şüphesi (Bethesda IV)" tanısı almış 18 yaş üzeri hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. Cerrahi öncesi İİAB sonucu farklı olan veya opere edilmemiş hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Çalışmada, hastaların yaş, cinsiyet, İİAB uygulanan nodülün yeri, preoperatif USG ve İİAB sonuçları ile cerrahi patoloji bulguları analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde normal dağılım gösteren veriler için Independent Samples t-testi, dağılım göstermeyen veriler için Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Kategorik değişkenler için Ki-kare ve düşük frekanslı hücrelerde Fisher's Exact Test kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada, foliküler neoplazi şüphesi olan tiroid nodüllerinde malignite riskiyle ilişkili faktörler incelenmiştir. Çalışmaya dahil edilen 167 hastanın cerrahi patoloji sonuçlarına göre %50.9'u malign, %49.1'i benign olarak değerlendirilmiştir. Malign grupta en yaygın tanı papiller tiroid karsinomu iken, benign grupta foliküler nodüler hastalık daha yaygın tespit edilmiştir. Demografik veriler (yaş, cinsiyet) ve nodül lokalizasyonları ile malignite arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. USG özellikleri açısından marjin, ekojenite, kalsifikasyon ve vaskülarite gibi parametrelerde de malign ve benign nodüller arasında anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Ancak, nodül yapısının maligniteyle ilişkili olduğu belirlenmiştir; solid nodüllerde malignite oranı anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0.037). Sonuç: Foliküler neoplazi şüphesi olan tiroid nodüllerinde, nodül yapısının (solid veya non-solid) malignite riski üzerinde belirgin bir etkisi olduğu görülmüştür. Solid nodül yapısının maligniteyi öngörmede önemli bir ultrasonik özellik olabileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte, nodül boyutu, yaş, cinsiyet ve USG özellikleri arasında malignite riski açısından anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Bu bulgular, foliküler neoplazi hastalarında risk faktörlerini belirlemeye yönelik daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Foliküler neoplazi, nodül boyutu, malignite riski, ultrasonografi