Kemoterapi alan hastalara uygulanan oral kriyoterapinin tat alma değişikliği, iştah düzeyi, malnütrisyon riski ve yaşam kalitesi üzerine etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP PEHLİVAN KÖKSAL

Danışman: Nesrin Nural

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu araştırma kemoterapi alan hastalara uygulanan oral kriyoterapinin tat alma değişikliği, iştah düzeyi, malnütrisyon riski ve yaşam kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrollü olarak gerçekleştirildi. Araştırma, Temmuz 2024-Ekim 2024 tarihleri arasında Rize il merkezinde bulunan bir hastanenin ayaktan kemoterapi ünitesinde tedavi alan 32 müdahale ve 33 kontrol olmak üzere toplam 65 hasta ile tamamlandı. Veriler, "Hasta Bilgi Formu", "Kemoterapiye Bağlı Tat Alma Değişikliği Ölçeği", "Basitleştirilmiş İştah Değerlendirme Anketi", "Malnütrisyon Evrensel Tarama Aracı" ve "Avrupa Kanser Tedavi ve Araştırma Organizasyonu Yaşam Kalitesi Ölçeği" kullanılarak yüz yüze görüşme tekniğiyle toplandı. Müdahale grubunda yer alan hastalara birbirini takip eden üç kür ve her kür sonrası yedi gün boyunca oral kriyoterapi uygulaması yapıldı ve hatırlatıcı mesaj/telefon görüşmeleri ile hastalar takip edildi. Kontrol grubunda yer alan hastalara oral kriyoterapi uygulanmadı. Veriler, t testi, ki kare testi, Fisher's exact testi, Mann-Whitney U testi, Wilcoxon testi ve Paired-Samples t-testi ile analiz edildi. Müdahale grubundaki hastaların son test K-TADÖ toplam ve tüm alt boyutların puan ortalamalarının ve ortanca değerlerinin kontrol grubundaki hastalara göre daha düşük olduğu belirlendi (p 0.05). Müdahale grubundaki hastaların son test K-TADÖ puanı ile SNAQ ve Genel Yaşam Kalitesi ölçek puanı arasında anlamlı bir ilişki bulundu (R=0.852, R2:0.726; R: 0.682, R2:0.465, p<0.05). Araştırma sonuçlarına göre, oral kriyoterapi uygulamasının kemoterapi alan hastaların tat alma değişikliği şiddetini azaltmada, iştah ve genel yaşam kalitesi düzeyini iyileştirmede etkili bir yöntem olduğu görüldü.