İLAHİYAT VE İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTELERİNDE GÖREV YAPAN KADIN AKADEMİSYENLERİN İSLAMİ FEMİNİZME YAKLAŞIMLARI (DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ ÖRNEĞİ)


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sosyoloji, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Ümmühan KÖSE

Danışman: Mine Gözübüyük Tamer

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Konusu gereği nitel yöntemin tercih edildiği bu araştırma fenomenolojik desende kurgulanmıştır. Bu çerçevede amaçlı örnekleme ile belirlenen Doğu Karadeniz Bölgesi'nde İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinde görev yapan sekiz kadın akademisyenle yarı-yapılandırılmış derinlemesine mülakat yapılmıştır. Söz konusu akademisyenlerle son yılların yükselen paradigmalarından biri olan İslami feminizm üzerine gerçekleştirilen bu görüşmeler betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiş ve genel itibariyle katılımcıların İslami feminizm ve temel argümanlarını ne derece tanıdıkları ve destekledikleri araştırılmıştır. Aynı zaman da kadın akademisyenlerden bugüne kadar yapılmış tefsir hadis ve fıkıh yorumlarını değerlendirmeleri istenmiştir. Araştırma verileri neticesinde katılımcıların da; İslami feminist olarak nitelendirilen yazar ve akademisyenlerin de belirttiği gibi İslam dininde kadın ve erkeğin haklar ve dini sorumluluklar bakımından ve Yaratıcı tarafından muhatap alınma hususunda İslam dinin de eşit görüldüklerini destekledikleri sonucuna varılmıştır. Ayrıca veriler ışığında kadının yaratılışına dair yapılan bütün tefsir, hadis ve fıkıh yorumlamalarının taraflı olduğu vurgusu da dikkat çekmektedir. Nitekim araştırma çerçevesinde bu yorumlamaların günümüz şartlarında mümkün olan en tarafsız şekilde yeniden yapılmasının kadınlar adına pozitif bir etkisinin olup olmayacağı da tartışılmış ve çeşitli önermeler ortaya koyulmuştur. Sonuç olarak; fenomenolojik desende betimsel analiz yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmanın tamamı ve elde edilen tüm veriler incelendiğinde kadınların yaşadığı negatif durumların sorumlusu olarak İslam dinin değil, insanlar ve düşünce yapılarının görüldüğü hakim kanı olarak oluşmuştur. Ayrıca katılımcıların İslami feminizmi kabul etmemekle birlikte İslami feminizmin argümanları doğrultusunda çıkarsamalar ve değerlendirmeler yaptıkları da görülmüştür. Yine de katılımcı akademisyenler bu argümanları kullanmalarının onları İslami feminist yapmadığını özellikle belirtmiş ve kimliklerinin gizliliği hususunda da oldukça hassas davranmışlardır.