Soğuk Savaş sonrası dönemde Türkiye'nin Karadeniz politikasına Rusya'nın bakışı
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELENA SALIS
Danışman: Coşkun Topal
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Uluslararası ilişkilerin mevcut aşaması; dinamik gelişmeler, uluslararası süreçlere katılan kilit devletlerin rolünün dönüşümü ve sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri-politik alanlarda da güç dengesinin yeniden dağıtılması ile ayırt edilmektedir. Uluslararası ilişkilerde önemli sayıda aktörün siyasi arenada devam eden süreçlerinin gelişimini belirleyeceği çok merkezli bir dünya sistemine geçiş vardır. Yeni çok merkezli uluslararası sistemde bunlardan birisi Karadeniz Bölgesi'dir. Karadeniz Bölgesi'nin yanı sıra söz konusu uluslararası sistemde belirli bölgelerin de önemi artmaktadır. Karadeniz Bölgesi (batı ve doğuyu, kuzey ve güneyi birbirine bağlayan ana yolların geçtiği) hem bölgesel hem de küresel ölçekte giderek daha fazla önem kazanmaya devam etmektedir. Sovyetler Birliği (SSCB)'nin dağılmasından sonra Karadeniz Bölgesi'nde hem bölgenin kendisini hem de Rusya'nın (SSCB'nin halefi olarak) ve bölgedeki diğer ülkelerin ulusal güvenliğini etkileyen önemli siyasi dönüşümler yaşanmaktadır. Günümüzde de uluslararası ilişkilerde kendi rollerini güçlendirme iddiasında olan bölgesel aktörlerin etkisinde bir artış söz konusudur. Türkiye, çeşitli düzeylerde bir yakınlaşma politikası izleyerek yeni Karadeniz devletleriyle aktif olarak iş birliği yapmaya başlamıştır. Bu politikanın tutarlı ve sert bir şekilde uygulanması, küresel ve bölgesel aktör olan Rusya ile bazı çatışmalara yol açabilmekte bu da Karadeniz Bölgesi'nde gerginliğin tırmanmasına sebep olmaktadır. Bu çalışmanın konusu; Rusya'nın, Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'ndeki politikasına ilişkin vizyonudur. Tezin temel amacı Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz Bölgesi'ndeki politikasının Rusya'da nasıl algılandığını araştırmaktır. Bu yaklaşım, Karadeniz Bölgesi'nde bölgesel güvenlik açısından verimli işbirliği ve etkileşim beklentilerinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.