Sezaryen doğum oranlarında "Kıymetli Bebek" etkisi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, DOĞUM, KADIN SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BÜŞRA HALİMOĞLU

Danışman: Kıymet Yeşilçiçek Çalık

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Trabzon il merkezinde bulunan üç hastanenin kadın hastalıkları ve doğum servislerinde sezaryen doğum oranlarında "Kıymetli bebek" etkisini belirlemek amacıyla yapılmış tanımlayıcı bir çalışmadır. Çalışmaya 12 Ocak 2018 – 01 Ekim 2018 tarihleri arasında örnekleme dahil edilme kriterlerine uygun 850 kadın alınmıştır. Verilerin toplanmasında kadına ait sosyo-demografik özellikler ile sezaryen endikasyonlarını içeren anket formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, kategorik değişkenlere ilişkin frekans ve yüzdelik hesaplamalarının yanı sıra oransal karşılaştırmalarda RxC boyutlu ki-kare testi uygulanmıştır. Çalışmaya katılan kadınların %46.9'u 19-29 yaş grubunda, %54.5'i çalışmayan, %36.6'sı lise mezunudur. Sezaryen ile doğum yapan kadınların sezaryen endikasyonlarının ilk üç sıralaması anneye bağlı sezaryen endikasyonları (%59.3 geçirilmiş uterin cerrahi, %19.5 baş pelvis uyumsuzluğu, %12.1 dinamik distosi) bebeğe bağlı sezaryen endikasyonları (%37.9 prezentasyon anomalileri, %23.6 fetal distres, %14.8 makrozomik bebekler) ve sezaryen sosyal endikasyonları (%86.5 tedavi ile bebek sahibi olma (kıymetli bebek), %13.5 anne isteği) şeklindedir. Kadınların %11.3'ü tedavi ile bebek sahibi (kıymetli bebek) olmuştur ve tamamı sezaryen ile doğum yapmıştır. Tedavi ile bebek sahibi olan (kıymetli bebek) kadınların %44.8'i 35-45 yaş grubunda, %54.2'si çalışan, %40.6'sı yüksekokul/üniversite mezunudur. Bu kadınların %99'unun daha önce sezaryen doğum öyküsü olmadığı belirlenmiştir. Çalışmanın bulguları doğrultusunda tedavi ile bebek sahibi olan (kıymetli bebek) kadınların doğum ile ilgili kaygılarının azaltılması, tıbbi endikasyon olmadıkça normal doğumun teşvik edilmesi önerilebilir.