Yükselen güçlerin uluslararası sisteme entegrasyonu: Türkiye örneği
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HÜLYA KINIK
Danışman: Özgür Tüfekçi
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Soğuk Savaş sonrası dönemde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hegemonyasından söz edilmiş ve özellikle 2000'li yıllara kadar ABD'nin uluslararası düzeni ekonomik ve siyasi açılardan şekillendirmede aktif bir rol oynadığı görülmüştür. Ancak 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Irak ve Afganistan'a yönelik müdahaleleri, ABD'nin gücünün ve etkinliğinin sorgulanmasına ve 2008 yılındaki küresel ekonomik krizin kaynağını oluşturduğuna yönelik tartışmaların başlamasına neden olmuştur. Bu durum ise gücün yeniden dağılımı veya uluslararası sistemin çok kutupluluğa evrildiği konusunda tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte 21. yüzyılın yükselen güçleri olarak ifade edilen ülkelerin dünya düzeninde etkin olmaya başlamaları uluslararası sistemde çok kutupluluk tartışmalarına hız kazandırmıştır. Bu ülkeler ekonomi, nüfus, yüz ölçümü gibi pek çok materyal özelliklerinin yanında düşünsel ve davranışsal olarak da uluslararası düzene etki etme ve dünya siyasetinde daha fazla söz sahibi olma imkânı bulmuşlardır. Küresel yönetişimde aktif ve daha bağımsız politikalar izlemeye başlayan bu ülkeler uluslararası sistemin kendilerini sınırlandıran belirli davranış kalıplarının dışına çıkmak için kurumsal açıdan değişiklikler ve yeniden yapılanmanın gerekliliğine yönelik tartışmaları da alevlendirmişlerdir. Bu tartışmalar çerçevesinde, çalışmanın arka planını ve temel sorunsalını yükselen güçlerin uluslararası sisteme entegre edilmelerinin zor bir süreç olduğuna yönelik ileri sürülen görüşler oluşturmaktadır. Bu görüşlerin çoğunun özünde yükselen güçlerin daha çok statüko ve hiyerarşi karşıtı olma durumları yer almaktadır. Bu noktadan hareketle, yükselen güçlerin uluslararası sisteme yönelik tavırları ve sistemde kendilerini nasıl konumlandırdıkları üzerine bir fikir sunan çalışmada, özelde Türkiye örneğine odaklanılmış ve 1999-2017 yılları arasında Türkiye'nin dış politikası, küresel sistemin kurum, kural ve normlarına uyumu bağlamında 10 vaka çalışması üzerinden analiz edilmiştir. Bu süre zarfında ortaya çıkan gelişmeler karşısında Türkiye'nin uyguladığı politikalar ise çatışma ve iş birliği boyutlarıyla tartışılmıştır. Bu bağlamda, Türk dış politikasında gözlemlenen değişim ve dönüşümler, Türkiye'nin Batı'dan uzaklaşmasına yönelik çabalar olarak değil; daha otonom, bağımsız ve özgüvenli bir dış politika gündemi yaratma girişimleri olarak değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda, uluslararası toplumda hiyerarşik olarak ABD'nin ve temsil ettiği Batı'nın baskın olmaya devam ettiği gerçeğini göz önünde bulundurmakla birlikte Türkiye'nin uluslararası düzene yönelik duruşu bu hiyerarşik liberal uluslararası düzenin daha katılımcı ve çok taraflılığı ön plana çıkaran bir yapıya dönüşmesi gerektiği yönündedir.