A critical discourse analysis of European commission Turkey 2021 report


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: BETÜL TURGUT

Danışman: Öznur Semiz

Özet:

Bu çalışma, Eleştirel Söylem Analizi ve Sistemik İşlevsel Dilbilgisi' ni hem teori hem de metod olarak kullanarak, Avrupa Komisyonu Türkiye 2021 Raporundaki politik ve ideolojik söylemi incelemektedir. Çalışma, hedef metindeki ideolojik ve politik söylem yapılarını ortaya koymaktadır. Araştırmanın genel metodolojik özelliği, hedef metnin ideoloji, hegemonya ve siyasetin sözlüksel, dilbilgisel, grafolojik, pragmatik ve anlamsal yansımalarının eleştirel bir incelemesidir. Bu nedenle çalışma, analiz bulgularına dayalı olarak akademik çıkarımlar ve yorumlar yapmaktadır. İlk analitik öğe, bir dizi anlamsal nüans sunduğu için politik ve ideolojik söylemin incelenmesinde verimli bir anlamsal alan olan modalite yani kiplik tir. Çalışmada, raporun, harici bir kaynağın alıcı üzerinde dilsel güç ve hegemonya uyguladığı anlamına gelen deontik modaliteyi kullandığı bulundu. Bu dış kaynak Avrupa Birliği, alıcı ise Türkiye'dir. Deontik kip kullanımını çalışma için önemli kılan şey, bu çalışma kapsamında bir otorite kaynağı olan Avrupa Birliği'nin oluşturduğu kavramlara, değerlere ve kriterlere deontik kiplerin eşlik etmesidir. Grafoloji, raporda başka bir söylemsel strateji olarak bulundu. Tek tek kelimeler, kelime grupları, deyimler ve cümleler dahil olmak üzere 228 siyah vurgulu dil yapısının olumsuz bitişik ifadelerle birlikte kullanılması, metnin olumsuzluk ve değersizleştirmeye özel bir vurgu yaptığı anlamına gelmektedir. Metnin cüretkar, sert terimler ve olumsuz kelimeler kullanan ideolojik söylemi, Türkiye'yi eleştirmek ve kötüleme kapasitesini ortaya koymaktadır. Politik metinlerdeki bu tür söylem yapıları, okuyucuların zihinlerini, tutumlarını ve duruşlarını kontrol etmeyi ve değiştirmeyi hedeflemektedir. Raporda, AB'nin normatif güç kimliğini ortaya koyan, 'should' gereklilik kipiyle oluşturulmuş 102 normatif cümle kullanılmıştır. Bu nedenle çalışma, böyle bir söylemin, AB üyesi olmayan ülkeler üzerinde farklı bir AB kimliği ile sonuçlanan bir kendi kendini inşa etme sürecinin dışa vurumu olduğunu iddia ediyor ve şu şekilde tanımlıyor: 'AB normları ve AB dışı normlar', veya 'kendinin ve başkalarının normları'. Politik söylem, hem kendi doğasından gelen yatkınlıklara hem de kullanıcılarının deneyimlerine dayanarak, olumsuz dil unsurlarına daha fazla ağırlık verme yönünde genel bir eğilime sahiptir. Bu nedenle, politik ve ideolojik metinler, negatif dilsel unsurların eşdeğer pozitif olanlardan daha fazla ve güçlü olduğu anlamına gelen negatif etki ile karakterizedir. Çalışmada, Rapor'un, 1208 kez olumsuz kelime kullanımıyla çok güçlü bir 'olumsuz etkili dil' kullandığını bulundu. Türkiye hakkında olumlu bir anlam ifade eden cümlelerde 'some' (biraz, bazı, birtakım) nicelik kelimesinin kullanılmasıyla, metinde muğlak bir dilin varlığı, bu cümlelerdeki anlamın ve mesajın daha az kesin, daha az değerli, daha az saygın ve takdir edilir hale geldiği şeklinde yorumlanmıştır.