Halkların kendi kaderini tayin hakkı açısından Kırım sorunu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FURKAN ÜNLÜ

Danışman: Coşkun Topal

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Halkların kendi kaderini tayin hakkı Birleşmiş Milletler Dönemi'nden önce uluslararası hukukun pozitif bir normu değildi. Birleşmiş Milletler Şartı'nda halkların kendi kaderini tayin ilkesinden bahsedilmesiyle birlikte kavram, uluslararası hukukun pozitif bir normu olmuştur. İlke Birleşmiş Milletler Şartı'nda yer almasına rağmen içeriği hakkında belirsizlikler varlığını korumuştur. İlkenin anlam kazanması daha sonraki süreçte uluslararası örf ve âdet kuralları çerçevesinde Birleşmiş Milletler Genel Kurul kararları ışığında gerçekleşmiştir. Bu süreçte halkların kendi kaderini tayin hakkı sömürgelerin bağımsızlıklarını kazanmasında önemli bir rol oynamıştır. Halkların kendi kaderini tayin hakkının bağımsızlık kavramını içermesi nedeniyle devletler genelde halkların kendi kaderini tayin hakkına mesafeli yaklaşmışlardır. Egemen ve bağımsız bir devlet içerisinde yaşayan etnik ve ayrılıkçı grupların ayrılma haklarını kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde öne sürebilmeleri ihtimali devletleri endişelendirmiştir. Bu nedenle kendi kaderini tayin hakkının geçtiği tüm uluslararası metinlerde mutlaka ülkesel bütünlük ilkesine atıf yapılmıştır. Devletler kendi kaderini tayin hakkına mesafeli yaklaşmışlar ancak kendi siyasi menfaatleri söz konusu olduğunda kendi kaderini tayin hakkını diğer devletlere karşı öne sürmekten de geri kalmamışlardır. Bu durum hakkın gelişim serüvenini bazen aksatmış bazen de bu serüvene zarar vermiştir. Yukarıda verdiğimiz özet bilgiler ışığında Ukrayna'ya bağlı Kırım Özer Cumhuriyeti'nin, Ukrayna'dan ayrılıp Rusya'ya katılmasının halkların kendi kaderini tayin hakkı açısından değerlendirilebilip değerlendirilemeyeceği tartışılacaktır.