Balıkçıların tırnak örneklerinde bazı element düzeylerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA PARLAK SOMUNCU
Danışman: Murat Topbaş
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Artan deniz kirliliği nedeniyle birçok toksik madde su ürünlerinde birikmekte ve bu su ürünlerini tüketen kişilerde ciddi sağlık sorunları gelişebilmektedir. Bu çalışma su ürünlerini fazla miktarda tüketen balıkçılar ve az miktarda tüketen kontrol gruplarından alınan tırnak örneklerinde 11 elementin (arsenik, bakır, çinko, cıva, demir, kadmiyum, krom, kurşun, nikel, selenyum, titanyum) düzeylerinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç-Yöntem: Tanımlayıcı tipteki bu çalışma Marmara Denizi'ne kıyısı olan İstanbul, Kocaeli, Tekirdağ ve Yalova şehirlerinde Temmuz 2017-Haziran 2020 tarihleri arasında yapılmıştır. Çalışmaya 263'ü balıkçı, 89'u kontrol olmak üzere toplam 352 kişi dahil edilmiştir. Çalışmaya katılmayı kabul eden katılımcılara anket uygulanmış, daha sonra tırnak örnekleri alınmıştır. Tırnak örneklerindeki element düzeylerinin analizinde İndüktif Eşleşmiş Plazma Kütle Spektroskopisi (ICP-MS) kullanılmıştır. Bulgular: Balıkçıların tırnak örneklerindeki çinko ve demir düzeylerinin kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Şehirler ayrı değerlendirildiğinde ise İstanbul'da selenyum; Kocaeli'de cıva, demir ve kurşun; Tekirdağ'da cıva, demir, kadmiyum, krom, selenyum ve titanyum; Yalova'da ise çinko düzeyleri balıkçı grubunda kontrol grubuna kıyasla daha yüksek saptanmıştır. Ayrıca balıkçıların tırnak örneklerindeki arsenik, cıva, demir, kadmiyum, krom, kurşun, nikel, selenyum ve titanyum düzeyleri ile aylık su ürünü tüketim miktarı arasında pozitif korelasyon olduğu bulunmuştur. Sonuç: Fazla miktarda su ürünü tüketiminin insanlarda bazı elementler açısından yük artışına yol açabileceği dikkat çekmektedir. Elde edilen bulgular Marmara Denizi'nin risk saptanan bölgeler başta olmak üzere kimyasal kirlilik yönünden değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu doğrultuda alınacak önlemler mevcut kirliliğin azaltılması ve kirlilikteki artışın engellenmesi konusunda yararlı olacaktır.